Ulusarası Belgeler/Kuruluşlar

Uluslararası Toplantı Sonuçları

Avrupa Konseyi Kadın Erkek Eşitliğinden Sorumlu Bakanlar Konferansı Sonuç Belgeleri

7. Bakanlar Konferansı

6. Bakanlar Konferansı

BM Kadının Statüsü Komisyonu Belge ve Raporları

Uluslararası Belgeler
Cedaw Komitesi 31 sayılı Tavsiye KararıCEDAW Komitesi 32 sayılı Tavsiye KararıCEDAW Komitesi 33 sayılı tavsiye KararıCEDAW Komitesi 34 sayılı tavsiye KararıKadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddete Karşı Mücadelede Uzmanlar Grubu (GREVIO) İstanbul Sözleşmesinin İzlenmesi Çerçevesinde Taraf Ülkelere gönderilecek Anket Çalışması.Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddete Karşı Mücadelede Uzmanlar Grubu (GREVIO) İstanbul Sözleşmesinin İzlenmesi Çerçevesinde Taraf Ülkelere gönderilecek Anket Çalışması. (İngilizce)Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı Tarafından Gerçekleştirilen AB Çapında Kadına Yönelik Şiddet Araştırması Raporuİstanbul Sözleşmesi TRİstanbul Sözleşmesi ENGAvrupa Konseyi Toplumsal Cinsiyet Eşitliği KomisyonuKadınların Adalete Erişimi Konulu Toplantı Sonuç MetniAvrupa Konseyi Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Stratejisi (2014 2017) TRAvrupa Konseyi Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Stratejisi (2014 2017) ENGCEDAW 30 Nolu Tavsiye KararıCEDAW Komitesinin RKB başvurusu hakkında verdiği karar.CEDAW Komitesinin Rahime Kayhan başvurusu hakkında verdiği karar.CEDAW Tavsiye KARARLARI 1986 2013CEDAW General Recommendation 1986 2013 ,No 25, No 26,27,No 28, No 29CEDAW Sözleşmesi ve İhtiyarı ProtokolüDördüncü Kadın Dünya Konferansı Sonuçları: Pekin Deklarasyonu ve Eylem PlanıDördüncü Kadın Dünya Konferansı Sonuçlarının İzlenmesine Yönelik "Kadın 2000: 21. Yüzyıl için Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Kalkınma ve Barış" Konulu Birleşmiş Milletler Genel Kurul Özel Oturumu PEKİN+5'in SonuçlarıMilenyum DeklarasyonuAvrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin 19 Mayıs 2000 Tarihinde Kabul Ettiği R (2000) 11 Sayılı Karar ve İzahat Belgesi "Cinsel Sömürü Amacıyla İnsan Ticareti"30 Nisan 2002'de kabul edilen Bakanlar Komitesi'nin Üye Devletlere Kadınların Şiddete Karşı Korunmasına İlişkin Tavsiye Kararı Rec (2002)5 ve İzahat Belgesi "Kadınların Şiddete Karşı Korunması"Kadın İstihdamını Doğrudan Etkileyen Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Sözleşmeleri45 Nolu Her Nevi Maden Ocaklarında Yeraltı İşlerinde Kadınların Çalıştırılmaması Hakkında Sözleşme100 Nolu Eşit Değerde İş İçin Erkek Ve Kadın İşçiler Arasında Ücret Eşitliği Hakkında Sözleşme111 Nolu Ayrımcılık (İş Ve Meslek) Sözleşmesi122 Nolu İstihdam Politikası Sözleşmesi182 Nolu Kötü Şartlardaki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Acil Önlemler SözleşmesiKadın İstihdamını Dolaylı Olarak Etkileyen ILO SözleşmeleriAvrupa Sosyal Şartı (değiştirilmiş şekli)Kadına Karşı Şiddet, Töre Cinayetleri ve Kadın ve Kız Çocuğu Ticaretinin Önlenmesi konularında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Kararları57-176 Kadın Ve Kız Çocuk Ticareti57/179 Namus Adına Kadınlara Karşı İşlenen Suçların Ortadan Kaldırılmasına Yönelik Çalışma 57-181 Genel Kurulun 'Kadınlar 2000: Yirmi Birinci Yüzyılda cinsiyet eşitliği, kalkınma ve barış' başlıklı 23. özel oturumu sonuç dokümanında tanımlanan suçlar da dâhil olmak üzere, Kadınlara Karşı Her Türlü Şiddetin Ortadan Kaldırılması63/155 Kadına Yönelik Her Türlü Şiddetle Mücadelenin Yoğunlaştırılmasıİslam Konferansı Örgütü Kadınların İlerlemesi İçin Eylem Planı (OPAAW) Kadınlar İçin Kahire Eylem Planı
Uluslararası Kuruluşlar

İslam Konferansı Örgütü

Müslüman ülkeler arasında dayanışma ve işbirliğini geliştirmek amacıyla İslam Konferansları düzenlenmesi düşüncesi Suudi Arabistan Kralı’nın 1966 yılında "İslam Birliği" sloganı, daha sonra Fas Kralı’nın 1969 yılında "İslam Dayanışması" fikrini atmasıyla somutlaşmış, bazı Arap devletleri ise Arap Zirve Konferansları düzenlenmesini tercih ettiklerini açıklamışlardır.
İslam dünyasını ilgilendiren gelişmelerin yoğunlaşması, bu bağlamda Kudüs’te El Aksa Mescidi’nin yakılması üzerine, Suudi Arabistan ve Fas Kralı'nın girişimleri sonucunda 22-25 Eylül 1969 tarihlerinde Rabat'ta Birinci İslam Zirve Konferansı toplanmıştır. Türkiye, Zirve’ye Dışişleri Bakanı başkanlığında bir heyetle katılmıştır.
1970 yılında Karaçi'de gerçekleştirilen İkinci İslam Dışişleri Bakanları Konferansında Örgüt’e bir Genel Sekreter atanmış, 1972 yılında Cidde'de yapılan Üçüncü İslam Dışişleri Bakanları Konferansında ise, ‘‘İslam Konferansı Şartı’’ kabul edilmiştir.
İKÖ'nün merkezi Cidde'dedir. Halen 57 ülkesi bulunmaktadır. Birleşmiş Milletler’den sonra en fazla üyeye sahip uluslar arası örgüttür ve dört kıtadan devletler İKÖ’ye üye durumdadır. KKTC dahil, 5 ülke de ‘‘gözlemci’’ statüsündedir. Her İslam ülkesi Örgüte üye olabilmektedir. Yeni üye kabulü üye ülkelerin 2/3 çoğunluğunun onayıyla gerçekleşebilmektedir.
Şu anda geçerli olan ve örgütün temel ilkelerini ve hedeflerini belirleyen İKÖ Şartı, 2008 yılında Dakar’da düzenlenen “11 inci İslam Zirvesi” sırasında kabul edilmiştir.


İKÖ'NÜN AMAÇLARI
İslam Konferanslarının amaçları, İKÖ Şartı’nda şu şekilde belirlenmiştir:


a) Üye devletlerarasında İslam dayanışmasını geliştirmek,
b) İktisadi, sosyal, kültürel, bilimsel ve diğer önemli faaliyet sahalarında üye devletlerarasında işbirliğini güçlendirmek ve uluslararası örgütlerde üye devletlerarasında dayanışmayı yürütmek,
c) Irk ayrımını, fark gözetmeyi bertaraf etmeye ve sömürgeciliğin her şeklini ortadan kaldırmaya gayret etmek,
d) Adalet üzerine kurulu uluslararası barış ve güvenliği desteklemek için gerekli tedbirleri almak,
e) Kutsal yerlerin korunması için sarfedilen gayretleri ve Filistin halkının mücadelesi için sağlanan desteği koordine etmek, haklarını tekrar kazanması ve topraklarını kurtarması için Filistin halkına yardım etmek,
f) Bütün Müslüman milletlerin onur, bağımsızlık ve ulusal haklarını korumak amacıyla verdikleri mücadeleyi desteklemek;
g) Üye devletler ile diğer ülkeler arasında işbirliği ve anlayışı geliştirmeye elverişli ortam yaratmak.


GÖRÜŞÜLEN KONULAR VE ALINAN KARARLAR
İslam Konferansı Örgütü ilgilendiği konular itibariyle siyasi gündemi ağırlıklı bir forum niteliğindedir.
Bugüne kadar yapılan İslam Konferansları toplantılarında genel olarak, Orta Doğu sorunu, Filistin meselesi, Kudüs şehrinin statüsü, Keşmir, Afganistan, Irak ve bu bağlamda Kıbrıs ve Batı Trakya Türk azınlığının sorunları ile dünyanın muhtelif yerlerindeki diğer Müslüman topluluk ve cemaatlerin durumları ele alınmakta, ayrıca uluslararası toplumun gündemini belirleyen silahsızlanma, ekonomik kalkınma, çevre, sosyal, kültürel işbirliği ve enformasyon konuları üzerinde de durulmaktadır.


İKÖ'NÜN ORGANLARI
İslam Zirvesi

Kuruluş Şartı uyarınca İslam Konferansı Örgütü'nün en yetkili organı Devlet ve Hükümet başkanlarının katıldığı İslam Zirvesi'dir. Zirve 3 yılda bir toplanmaktadır. Son olarak 11. İslam Zirvesi 13-14 Mart 2008 tarihlerinde Dakar’da (Senegal) düzenlenmiştir.
12. İslam Zirvesi’nin ise, 2011 yılında Mısır’da düzenlenmesi öngörülmektedir.

İslam Ülkeleri Dışişleri Bakanları Konferansı (İDBK)
İslam Ülkeleri Dışişleri Bakanları Konferansı en az yılda bir kez toplanmaktadır. Bakanlar ayrıca, her yıl BM olağan Genel Kurulu toplantıları marjında Genel Kurul gündeminde yer alan konularda eşgüdüm sağlanması amacıyla da bir araya gelmektedirler.
14–16 Haziran 2004 tarihleri arasında gerçekleştirilen 31. İDBK’ya ülkemiz evsahipliği yapmıştır. 31. İDBK’da, örgütün reform çabalarına ilişkin kabul edilen diğer kararların yanında, KKTC’de halkın çoğunluğunun Annan Planı’na referandumda olumlu oy vermiş olduğu da göz önünde bulundurularak, KKTC’nin gelecekte İKÖ toplantılarına planda BM Genel Sekreteri tarafından kullanılan tanıma uygun olarak ‘‘Kıbrıs Türk Devleti’’ sıfatıyla katılması kararlaştırılmıştır.
35. İDBK 2008 yılı Haziran ayında Kampala’da, 36. İDBK 2009 yılı Mayıs ayında Şam’da düzenlenmiştir. 37. İDBK ise 18-20 Mayıs 2010 tarihlerinde Duşanbe’de düzenlenmiştir. 38. İDBK’nın 28-30 Haziran 2011 tarihlerinde Astana’da gerçekleştirilmesi kararlaştırılmıştır.

Genel Sekreterlik
İKÖ Yazmanlık hizmetleri Merkezi Suudi Arabistan'ın Cidde şehrinde olan Genel Sekreterlik tarafından yerine getirilmektedir. Genel Sekreter, İslam Ülkeleri Dışişleri Bakanları Konferansı tarafından, 4 yıl için, bölge esasına göre (Asya, Afrika ve Arap ülkeleri) üye ülkeler tarafından gösterilen adaylar arasından seçilmektedir.

Kuala Lumpur'da toplanan 27. İDBK'da (2000) Genel Sekreterliğe getirilen Faslı Abdülvahid Belkeziz’in görev süresini tamamlamasının ardından, 14–16 Haziran 2004 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilen 31. İDBK toplantısında Türkiye’nin adayı Prof.Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu İKÖ Genel Sekreterliği’ne seçilmiştir. Genel Sekreter İhsanoğlu 1 Ocak 2005 tarihinden bu yana görevini sürdürmektedir.


İKÖ’NÜN KADIN KONUSUNDAKİ FAALİYETLERİ
Müslüman ülkelerin katılımıyla oluşturulmuş bir yapılanma olan İslam Konferansı Örgütü, özellikle son yıllarda kadınlara yönelik birçok faaliyette bulunmakta, bu ülkelerdeki kadınların konumlarının güçlendirilmesini öncelikli hedefleri arasına koymaktadır.
Bu kapsamda İKÖ, kadın konulu “Bakanlar Konferansı” ve “Uzmanlar Toplantıları” düzenlemektedir. Kadın Konulu Birinci Bakanlar Konferansı 2006 yılında İstanbul’da, İkinci Bakanlar Konferansı ise, 2008 yılında Kahire’de düzenlenmiştir. 
Söz konusu toplantılar yanında 2008 yılında kadın konusunda  “Ulusal Eylem Planı” kabul edilmiş; Kahire’de bir kadın biriminin/merkezinin kurulması faaliyetine başlanmıştır.

Avrupa Birliği

Avrupa Birliği barışı korumak, ekonomik ve sosyal ilerlemeyi pekiştirmek amacı ile bir araya gelmiş 27 Üye Devletten oluşmaktadır. 1992'de Maastrich'te imzalanan Avrupa Birliği Antlaşması ile ekonomik ve parasal birlik doğrultusunda ilerlemek ve belirli alanlarda hükümetler arası işbirliğini gerçekleştirmek üzere kurulmuştur. Avrupa Birliği’ni benzeri ekonomik birlikler veya işbirliği yaptığı kuruluşlardan ayıran en önemli özelliği kurumsal yapısıdır. Birliği yöneten kurumlar şunlardır:

  • Demokratik yollarla seçilen Parlamento,
  • Üye Devletleri temsil eden ve Bakanlardan oluşan Avrupa Birliği Konseyi,
  • Avrupa Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi,
  • Antlaşmaların koruyucusu olan Komisyon,
  • Topluluk hukukuna uyulmasını sağlayan Adalet Divanı,
  • Birliğin mali yönetimini izleyen Sayıştay.

Ayrıca ekonomik, sosyal ve bölgesel çıkar gruplarını temsil eden çeşitli danışma kurulları vardır. Birliğin dengeli gelişimine katkıda bulunan projelerin finansmanını kolaylaştırmak amacıyla kurulmuş olan bir Avrupa Yatırım Bankası bulunmaktadır. Bunlardan başka Avrupa Para Enstitüsü, Avrupa Merkez Bankası ve denetleme kurumu ve şikâyet mercii olan Ombudsman bulunmaktadır.

AVRUPA BİRLİĞİ VE EŞİTLİK 

Kadın Hakları ve Avrupa Birliği Mevzuatı 

Uluslararası insan haklarının bir parçası olarak kadın hakları Avrupa Birliği mevzuatında da önemli bir yere sahiptir. İnsan hakları perspektifinden değerlendirildiğinde konunun özünü toplumsal cinsiyet eşitliği oluşturmaktadır. Kadınların ekonomik, sosyal ve siyasal alanlara katılımları ve bu alanlarda kadın-erkek eşitliğinin sağlanması Avrupa Birliği’nin temel hedeflerinden biridir. Avrupa Birliği’nin kurumları cinsiyetler arası ayrımcılığın önlenmesi ve kadın-erkek arasındaki sosyal farkların azaltılması için çok farklı alanlarda çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışma alanlarının temelini oluşturan konular kısaca şu başlıklardan altında toplanabilir:

  • Siyasi, ekonomik ve toplumsal alanda kadın erkek eşitliğinin sağlanması,
  • Kadının işgücü piyasasına katılımı ve eşit işe eşit ücret prensibinin uygulanması,
  • Bu katılımı hayata geçirebilmek amacıyla iş ve özel yaşamın beraber yürüyebilmesinin kolaylaştırılması,
  • Aynı amaçla kadınlara yönelik genel eğitim ve mesleki eğitim olanaklarının arttırılması,
  • Kadına yönelik şiddet ve tacizin önüne geçilmesi.

Bu çalışma alanları içerisinde, kadınların işgücüne katılımı ve bu alanda kadınlara yapılan ayrımcılığın ortadan kaldırılması müktesebatta en yoğun olarak ele alınan konular arasındadır. Özellikle kadın haklarının iş yaşamında korunması ve sosyal güvenlik konularıyla ilgili AB mevzuatı, temelinde toplumsal cinsiyet eşitliğini hedefleyen politikalar içermektedir. Avrupa İstihdam Stratejisi çerçevesinde belirlenen bu politikaların dört temel dayanağı bulunmaktadır. 

Bunlar:

  • İstihdam edilebilirlik,
  • Girişimcilik,
  • Uyum sağlayabilme,
  • Eşit olanaklar

Bu dört temel dayanak çerçevesinde, AB İstihdam Stratejisi’nin kadınlara yönelik öncelikli amacı, gerek iş arama aşamasında gerekse çalışma aşamasında kadınların ayrımcılığa maruz kalmamalarını sağlamaktır. AB mevzuatı bu konulara dair detaylı hükümler içermektedir. Mevzuatta kadın-erkek eşitliğine dair 4 Antlaşma maddesi, 13 Direktif bulunmaktadır. 

Avrupa Birliği Antlaşması’nın 141. Maddesi ile eşit işe eşit ücret hakkı sağlanmış, 13. Maddesi ile iş hayatı dışında kalan tüm alanlarda, özellikle mal ve hizmetlere ulaşım konusunda cinsiyete dayalı ayrımcılığın kaldırılması hedeflenmiştir. Bunun yanında Antlaşmanın 2. Maddesinde sayılan Birliğin temel amaçları arasında kadın-erkek arasındaki eşitliği ilerletmek yer almaktadır. Benzer şekilde Antlaşmanın 3. Maddesinin 2. bendinde, ilk bentte sayılan Birlik politikalarının hepsinin hayata geçirilmesinde kadın-erkek arasındaki eşitliği ilerletmeye ve eşitsizlikleri ortadan kaldırmaya çalışılacağı ifade edilmiştir.

Kadın-erkek eşitliğine ilişkin direktifler ise şu şekildedir:

1975 yılında çıkarılan kadın ve erkek çalışanlara eşit ücret ilkesinin uygulanması hakkındaki direktif(75/117/EEC)*

1976 yılında çıkarılan işe başvurma, mesleki eğitim, terfi, çalışma şartlarında kadın ve erkekler arasında eşit muamele sağlanması hakkındaki direktif (76/207/EEC) *

1978 yılında çıkarılan sosyal güvenlik alanında kadın ve erkeğe muamele eşitliği hakkındaki direktif(79/7/EEC)*

1986 yılında çıkarılan sosyal güvenlik sistemlerinde kadın ve erkeğe muamele eşitliği prensibinin uygulanması hakkındaki direktif (86/378/EEC)*

1986 yılında çıkarılan Tarım da dahil bağımsız çalışan kadınların hamilelik ve analık dönemlerinde korunması ve tarım da dahil bağımsız çalışan kadın ve erkeğe eşit muamele prensibinin uygulanmasına ilişkin direktif(86/613/EEC)*

1992 yılında çıkarılan doğum iznini düzenleyen direktif (92/85/EEC)*

1996 yılında çıkarılan ebeveyn iznini düzenleyen direktif (96/34/EC)*

1986’da çıkarılan sosyal güvenlik sistemlerinde kadın ve erkeğe muamele eşitliği prensibinin uygulanmasını sağlayan direktifi değiştiren direktif (96/97/EC)*

1997 yılında çıkarılan cinsiyete dayalı ayrımcılık durumları konusunda kanıt yükümlülüğü hakkındaki direktif(97/80/EC)*

2000 yılında çıkarılan işyerinde ve meslekte eşit muamele konulu direktif (2000/78)*

1976 yılında çıkarılan istihdamda, mesleki eğitimde, meslekte yükselmede ve çalışma koşullarında kadın ve erkeğe eşit muamele ilkesinin uygulanmasına ilişkin Konsey direktifini (76/207/EEC) değiştiren 23 Eylül 2002 tarihli Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi direktifi (2002/73/EC)*

2004 yılında çıkarılan mal ve hizmetlere erişimde kadınlar ve erkeklere eşit muamele edilmesi prensibinin uygulanması (2004/113/EC) sayılı Konsey direktifi*

2006 yılında çıkarılan istihdam ve meslek konularında kadın ve erkeğe eşit muamele ve fırsat eşitliği ilkesinin uygulanmasına dair direktif (yeniden düzenleme) (2006/54/EC)*

(Söz konusu Direktifle; İstihdamda, Mesleki Eğitimde, Meslekte Yükselmede ve Çalışma Koşullarında Kadın ve Erkeğe Eşit Muamele İlkesinin Uygulanmasına İlişkin 2002/73/EC sayılı Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi Direktifi, Mesleki Sosyal Güvenlik Rejimlerinde Erkeklerle Kadınlar Arasında İşlem Eşitliği İlkesinin Uygulamaya Konmasına İlişkin 96/97/EC sayılı Konsey Direktifi, Kadın ve Erkeklere Eşit Ücret İlkesinin Uygulanmasına İlişkin 75/117/EEC sayılı Konsey Direktifi ve Cinsiyete Dayalı Ayrımcılık Hallerinde Kanıt Yükümlülüğüne İlişkin 97/80/EC sayılı Konsey Direktifi yürürlükten kalkmıştır.)

8 Mart 2010 tarihinde çıkarılan ve ebeveyn iznini düzenleyen direktifi (96/34/EC) değiştiren Konsey Direktifi (2010/18/EU)*

Ancak toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına yönelik olarak çıkarılmış direktifler Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan şikâyetler dikkate alınarak değiştirilmektedir. Örneğin Annelik izni ve ebeveyn iznini düzenleyen direktifler ile ilgili olarak yeni düzenlemeler yapılmaktadır. 

Ayrıca Avrupa Birliği mevzuatını hayata geçirebilmek için, Konsey direktiflerini takip etmenin yanı sıra, Konsey’in ve Komisyon’un konuyla ilgili olarak çıkarmış olduğu kararları ve tavsiye kararlarını, Konsey’in ilke kararlarını ve sonuç belgelerini ve Komisyon tebliğlerini takip etmek de gerekmektedir.


AVRUPA BİRLİĞİ KURUMLARINDA EŞİTLİK KOMİSYONLARI 

Avrupa birliği temel kurumları olan Avrupa Birliği Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu içinde temelde kadın-erkek arasındaki eşitlikten sorumlu bölümler olmakla birlikte özellikle Parlamento içinde konu diğer bazı komisyonlarda ayrımcılık çatısı altında değerlendirilmektedir. Avrupa Birliği’ne eşitlik konusunda yön gösteren direktiflerden de anlaşılacağı gibi, eşitlik temelde haklar ve istihdam üzerine yoğunlaşmıştır. Avrupa Birliği Antlaşmasının temel hükümleri gereği Birlik tüm plan, program ve uygulamalarda eşitlik perspektifini gözetmekle sorumlu tutulmuştur. Avrupa Birliği Komisyonu içinde İstihdam, Sosyal İşler ve Fırsat Eşitliği Genel Müdürlüğü altında faaliyette bulunan Kadın Erkek Eşitliği Komitesi bulunmaktadır. Yine Avrupa Birliği Parlamentosu bünyesinde olan ve Birlik içinde kadın erkek eşitliği için yasal düzenlemeler konusunda çalışan Cinsiyet Eşitliği ve Kadın Hakları Parlamenter Komisyonu ile ilgi alanına eşitlik de giren İstihdam ve Sosyal İşler Parlamenter Komisyonu ve Kişisel özgürlük, Adalet ve İçişleri Parlamenter Komisyonu faaliyet göstermektedir. 


AVRUPA BİRLİĞİ KOMİSYONU 

İstihdam, Sosyal İşler ve Fırsat Eşitliği Genel Müdürlüğü Kadın-Erkek Arasında Eşitlik Komitesi 

Kadın erkek arasında eşitlik konusundaki Avrupa Birliği politikası, pozitif eylemlerin yanı sıra özellikle mevzuat ve cinsiyet boyutunun yerleşmesi üzerine kurulu kapsamlı bir yaklaşımı öngörür. Eylem planları yoluyla da finansal destekler sağlanır. 

Avrupa Birliği anlaşmasının tüm ortak plan, program ve politikalara cinsiyet eşitliğinin dahil edilmesini (gender mainstreaming)   öngören 2. ve 3. maddeleri, istihdam ve iş konusunda kadın erkek arasında eşitliği öngören 141. madde ve işyerlerinde ve dışarıda cinsiyete dayalı ayrımcılıkla ilgili 13. maddeye uygun olarak ana hedef, eşitsizlikleri ortadan kaldırmak ve kadın erkek arasındaki eşitliği teşvik etmektir.

İstihdam, Sosyal İşler ve Fırsat Eşitliği Genel Müdürlüğünün bünyesinde Cinsiyet Eşitliğinden sorumlu iki ünite mevcuttur. Bunlardan ilki Strateji ve Program ünitesi, diğeri ise Hukuki Sorunlar ünitesidir.

Strateji ve Program Ünitesi: Kadın-erkek eşitliği konusunda AB politikalarına ve üye ülkelere yol gösterici nitelikte olan 2001-2005 yol haritası ile Komisyon tarafından kabul edilmiş olan 2006-2010 yol haritasını hazırlayan ünite, bu noktada cinsiyet eşitliği hedefini teşvik etmek için global anlamda cinsiyet boyutunun entegrasyonu ve pozitif eylemi kaçınılmaz olarak tanımlanmaktadır.

Hukuki Sorunlar Ünitesi: Ortak mevzuatın etkili şekilde uygulanmasını izlemekte ve gerektiğinde yeni yasa teklifleri önermektedir.


Avrupa Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Enstitüsü

Toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda nesnel, güvenilir ve kıyaslanabilir bilgi ve veri toplanmasını ve bunların çözümlenmesini yapar.

Tüm politika alanlarına, özellikle toplumsal cinsiyet eşitliği boyutunun dahil edilmesi için uygun yöntemlerin ve araçların geliştirilmesine çalışır.


AVRUPA PARLAMENTOSU 

Cinsiyet Eşitliği ve Kadın Hakları Parlamenter Komisyonu 

Bu komisyon:

1.Birlik içindeki kadın haklarının tanımlaması, korunması ve teşviki ile bu konuda Birlik tarafından alınacak tedbirler,

2.Üçüncül ülkelerde kadın haklarının teşviki,

3.İstihdam piyasasında muamele ve fırsat eşitliğini de içeren kadın ve erkek arasındaki fırsat eşitliği politikaları,

4.Cinsiyete dayalı tüm ayrımcılık çeşitlerinin ortadan kaldırılması,

5.Bütün sektörlere “gender mainstreaming”in dahil edilmesi ve bunun sürekliliği,

6.Kadın haklarına ilişkin uluslar arası anlaşma ve sözleşmelerin hayata geçirilmesi ve bunun takibi,

7.Kadına ilişkin bilgilendirme politikaları, konularında yetkilidir.

İstihdam ve Sosyal İşler Parlamenter Komisyonu 

Bu komisyon da genel olarak sosyal koruma, sosyal güvenlik ve çalışma şartları gibi tüm sosyal politikalardan ve istihdam politikasından sorumludur. Aynı zamanda, cinsiyete dayalı ayrımcılıklardan başka, istihdam piyasası ve iş yerinde her tür ayrımcılıktan kaynaklanan sorunlar konusunda yetkilidir.


Kişisel özgürlük, Adalet ve İçişleri Parlamenter Komisyonu

Bu komisyon Avrupa Birliği’nin Temel Haklar konusundaki Avrupa Şartında ve anlaşmalarda ifade edildiği gibi, AB toprakları üzerindeki, azınlıkları da kapsayacak şekilde temel haklar ve insan hakları ile vatandaşların haklarının korunmasına ilişkin konularda yetkilidir. Ayrıca bu komisyon, cinsiyete dayalı ayrımcılıkların yanı sıra, istihdam piyasası ve iş yerinde ayrımcılıktan kaynaklanan her türlü sorunun giderilmesine ilişkin önlemler konusunda da yetkilidir. Üye ülkelerde yaşayanların fiziki kişiliklerinin korunması, onlara adalet, güvenlik, özgürlük ortamı oluşturmak ve bunun gelişimini sağlamaktan, Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığını İzleme Merkezi ile Avrupa Irkçılık ve Yabancı Düşmanlığını İzleme Merkezi ve EUROPOL, EUROJUST, CEPOL’ dan sorumludur.

Avrupa Konseyi

Avrupa Konseyi’nin oluşturulması fikri, İkinci Dünya Savaşı’ndan maddi ve manevi büyük kayıplarla çıkan Avrupa’da bir daha aynı trajedilerin yaşanmaması, Avrupa’da bütünlüğün ve barışın sağlanması için başlatılan girişimlerin sonucu olarak ortaya çıkmıştır.

Bu ortamda, 5 Mayıs 1949’da 10 Avrupa ülkesi, Belçika, Danimarka, Fransa, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İsveç, İtalya, Lüksemburg ve Norveç'in Avrupa Konseyi’ni kuran anlaşmayı imzalamasıyla hükümetlerarası bir işbirliği örgütü olarak kurulmuştur. Örgütün merkezi Strazburg’dadır. Siyasal nitelikli bölgesel bir örgüt olup, Avrupa’da gerginliğin ve çatışmanın yerini güven ve işbirliğinin almasını hedeflemektedir.

Türkiye, 13 Nisan 1950 tarihinde Avrupa Konseyi’ne katılmıştır. Halihazırda, 47 üye ülkeye sahip olan Avrupa Konseyi, bazı ülkelerin üyelik başvurularını incelerken bir çok ülke ve kuruluşu da toplantılara gözlemci statüsünde davet etmektedir.

Avrupa Konseyi’nin statüsü gereği, hukukun üstünlüğü, temel insan hakları ve özgürlüklerine saygı ilkelerine bağlı tüm Avrupa ülkeleri Konsey’e üye olabilmektedir.

Avrupa Konseyi savunma konuları hariç toplumların karşılaştığı tüm temel sorunlar ile ilgilenmektedir. Bunlar; insan hakları, hukuki işbirliği, medya, eğitim, kültür, spor, gençlik, sağlık, yerel yönetimler, bölgesel planlama, çevre, aile işleri, sosyal güvenlik sorunlarıdır. Örgütün statüsünde ekonomik konularda da faaliyet gösterilmesi öngörülmekle birlikte, uygulamada bu alandaki çalışmalar sınırlı kalmaktadır.

Konseyin amaçlarını şöyle sıralayabiliriz:

  • İnsan haklarını, çoğulcu demokrasiyi ve hukuk devleti düzenini koruyarak demokratik istikrarın pekişmesini sağlamak,
  • Ekonomik ve siyasal gelişme için birlik oluşturmak,
  • Avrupa kültür kimliğinin oluşmasına ve gelişmesine katkıda bulunmak,
  • Avrupa toplumunun karşı karşıya olduğu azınlıklar, ırkçılık, hoşgörüsüzlük, yabancı düşmanlığı, sosyal dışlanma, uyuşturucu madde, çevre sorunlarına çözüm aramak,
  • Ekonomik, sosyal, kültürel, bilimsel, hukuksal, yönetimsel ortaklık kurmak.

Söz konusu amaçlara aykırı davranan üyelerin üyeliği askıya alınabilmekte ya da üyelikten çıkarılabilmektedir.

Örgütün temel organları, karar organı olan Bakanlar Komitesi, danışma organı olan Parlamenter Meclisi ve yerel yönetimlerin geliştirilmesini amaçlayan Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’dir.


AVRUPA KONSEYİ’NİN KADININ STATÜSÜNE İLİŞKİN ÇALIŞMALARI 

Avrupa Konseyi, temel amaçlarından biri olan demokrasinin yerleştirilmesi ve geliştirilmesi için kadın haklarının ve Avrupa’da yaşayan kadınların durumlarının iyileştirilmesinin de temel gerekliliklerden biri olduğunu göz önüne alarak, kadına ilişkin çalışmalarını aktif bir biçimde yürütmekte, bu alanda Avrupa’da uygulanacak kararlar almakta, üye ülkelere tavsiyelerde bulunmakta, düzenlenen konferans, seminer ve benzeri faaliyetlerle kadınların karşı karşıya oldukları sorunların ortadan kaldırılması için çalışmalar yapmaktadır.

Avrupa Konseyi, kadın erkek eşitliğinden sorumlu ilk Komitesini 1979’da kurmuştur.

Avrupa Konseyi’nin temel organlarından Bakanlar Komitesi ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi bünyesinde faaliyet gösteren iki ayrı Komite bu alandaki çalışmaları yürütmektedir. Söz konusu Komiteler, gereken durumlarda Avrupa Konseyi’nin diğer organları ve Konsey bünyesindeki diğer Komiteler ile işbirliği içerisinde çalışmaktadır.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne bağlı olarak Avrupa Konseyi Kadın Erkek Eşitliği Yönetim Komitesi (CDEG) faaliyetlerini yürütmekte, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi altında ise Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komitesi çalışmalar yapmaktadır.


Avrupa Konseyi Kadın Erkek Eşitliği Yönetim Komitesi (CDEG) 

1988’de Bakanlar Komitesi Kadın Erkek Eşitliği Deklarasyonu ile, kadın erkek eşitliğinin insan haklarının ayrılmaz bir parçası olduğu ve cinsiyet temelli ayrımcılığın insan hakları ve temel özgürlüklerin kazanılmasının önünde bir engel olduğu vurgulanarak kadın erkek eşitliği meselesi, ekonomik ve sosyal konular kapsamından çıkarılmış, insan hakları konularına dahil edilmiştir. 1992 yılında ise Avrupa Konseyi’nin kadın erkek eşitliğinden sorumlu en öncelikli Komitesi olan Kadın Erkek Eşitliği Yönetim Komitesi (CDEG) Avrupa Konseyi İnsan Hakları Müdürlüğüne bağlı olarak kurulmuş ve çalışmalarına başlamıştır.

CDEG, Avrupa Konseyi’nin kadın erkek eşitliğini destekleyen etkinliklerinin yürütülmesi, özendirilmesi ve savunulmasından sorumlu hükümetlerarası bir organdır. Talimatlarını doğrudan Bakanlar Komitesi’nden almakta, rapor ve önerilerini de yine Bakanlar Komitesi’ne sunmaktadır.

Avrupa Komisyonu üyesi her devlet, CDEG’e bir temsilci atamaktadır. Bakanlar Komitesi tarafından belirlenen kurallara göre atananlarda, “kadın erkek eşitliği konusundaki politikalardan sorumlu olmak ya da bu konuda yüksek uzmanlık düzeyine sahip olmak” şeklinde nitelikler aranmaktadır. Avrupa Konseyi üyesi olmayan ülkelerin temsilcileri, Bakanlar Komitesi’nin vereceği kararla Belarus, Kanada, Japonya, Vatikan ve ABD örneklerinde olduğu gibi, oy hakkı olmaksızın gözlemci olarak temsilci göndermeye davet edilebilmektedir. Benzer biçimde Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi, Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD), BM’nin özel organ ve grupları ile Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi’nin temsilcileri de CDEG toplantılarına gözlemci olarak katılmaktadır. Son olarak CDEG “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Grubu” gibi uluslararası hükümetdışı örgütleri de gözlemci olarak kabul etmeye başlamıştır.

Bakanlar Komitesi tarafından verilen talimatlara göre, CDEG şu konularda yetkilidir:

  • Avrupa toplumunda kadın erkek eşitliği ile ilgili durumu incelemek ve gelişimini izlemek,
  • Üye devletlerin kadın erkek eşitliğini demokrasinin olmazsa olmaz koşulu olarak benimsemelerini sağlayacak biçimde Avrupa çapında işbirliğini desteklemek; özellikle Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu başta olmak üzere diğer uluslararası örgütlerce yürütülen etkinlikleri göz önünde tutarak ulusal düzeyde ve Avrupa Konseyi seviyesinde etkinlikleri özendirmek,
  • Bunun için analizler, araştırmalar ve değerlendirmeler yapmak; ulusal politikaları karşılaştırıp deneyimleri bir araya getirmek için ortak politika stratejileri, önlemler ve araçlar üzerinde çalışmak, gereken yasal ve diğer düzenlemeleri hazırlamak,
  • Kadın erkek eşitliğinden sorumlu Bakanlar Konferansları düzenlemek ve Bakanlar Komitesi’nin konuya ilişkin kararlarının takip edilmesini sağlamak,
  • Diğer yönetim komiteleri ve geçici komitelerle çeşitli projelerin yürütülmesinde ortaklaşa çalışmak ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin tüm kamu politika, plan ve programlarına yerleştirilmesi stratejisini uygulamaya geçirmeleri konusunda onları desteklemek,
  • Eşitlik hedefinin Genel Sekreterlik ve Avrupa Konseyi faaliyetleri kapsamında uygulanması konusunda Genel Sekreterliğin yıllık raporuna yorumda bulunmak.

Üyeler tarafından bir yıllığına seçilen CDEG Başkanı ve Başkan Yardımcısı ile yine seçimle oluşturulan büro üyeleri yılda iki kez hazırlık toplantıları yaparak Komite toplantıları öncesinde gündem üzerinde çalışmalarını sürdürürler. Komite, Strazburg’da bulunan merkezinde yılda iki kez üçer günlük olağan toplantılarını yapar. 

CDEG, talimatlarını uygulamada yardımcı olacak, genellikle iki ya da üç yıl gibi sınırlı bir zaman için çalışacak küçük uzman grupları ve uzmanlık komiteleri kurabilmektedir. Yürütülecek göreve bağlı olmak üzere, bu organlar CDEG üyelerinden ve belli bir alanda özelleşmiş kişilerden ve uzmanlardan oluşmaktadır. Bazı etkinliklerinin disiplinler arası niteliği nedeniyle, CDEG gerektiğinde Eğitim Yönetim Komitesi, Avrupa Sağlık Komitesi, Avrupa Sosyal Uyum Komitesi, Medya ve Yeni İletişim Hizmetleri Yönetim Komitesi gibi Avrupa Konseyi’nin diğer Komitelerinin uzmanlarını da davet edebilmektedir. 

Avrupa Konseyi CDEG Komitesi, kadınların statüsünü yükseltme çalışmaları kapsamında her dört yılda bir Avrupa Kadın Erkek Eşitliğinden Sorumlu Bakanlar Konferanslarını düzenlemektedir. 

Birincisi, 1986 yılında Strazburg’da, ikincisi 1989’da Viyana’da, üçüncüsü 1993 yılında Roma’da düzenlenen Avrupa Konseyi Kadın Erkek Eşitliğinden Sorumlu Bakanlar Konferanslarının dördüncüsü Genel Müdürlüğümüz tarafından 3-14 Kasım 1997 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilmiştir. Konferansta, o tarihte Avrupa Konseyine üye 40 ülkeden 38'i hazır bulunmuş ve bu ülkeler bakan ve müsteşar düzeyinde temsil edilmiştir. Konferansa üye ülkelerin yanısıra gözlemci statüsündeki ülkeler ve çeşitli uluslararası kuruluşlardan toplam 176 kişi katılmıştır. Başarıyla sonuçlanan konferansın ana teması “Demokrasi ve Kadın-Erkek Eşitliği” olmuştur. Ana temanın altında, I.alt tema "Demokrasinin Temel Kriterleri Olarak Kadın Erkek Eşitliği", II. alt tema ise "Demokratik Toplumda Kadın Erkek Eşitliğinin Sağlanması" olarak belirlenmiştir. Ev sahipliği yaptığımız söz konusu Konferansın sonunda kabul edilen İstanbul Deklarasyonunda, eşitlik konusunda atılması gereken adımlar ve çeşitli kurum ve kuruluşlara yönelik öneriler yer almaktadır. Avrupa Konseyi üye ülke Bakanları ve onlara eşlik eden heyetler arasında görüş alışverişine olanak tanıyan Konferans sonunda kabul edilen "İstanbul Deklarasyonu"nun Konseye üye ülkelerin eşitlik politikalarına yön verecek şekilde hazırlanmıştır.

22-23 Ocak 2003 tarihlerinde Üsküp/Makedonya'da ana temaları “Demokratikleşme ve Barışın İnşasında Kadının Rolü” ile “Silahlı Çatışmaların Önlenmesinde Kadının Rolü” olarak belirlenen Avrupa Konseyi Kadın-Erkek Eşitliğinden Sorumlu 5. Bakanlar Konferansı gerçekleştirilmiştir.

8-9 Haziran 2006 tarihlerinde Stokholm/İsveç’te “Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Ulaşmak: İnsan Hakları ve Ekonomik Kalkınmanın Ön Koşulu” ana teması ile Avrupa Konseyi Kadın-Erkek Eşitliğinden Sorumlu 6. Bakanlar Konferansı toplanmıştır.

Avrupa Konseyi Kadın Erkek Eşitliğinden Sorumlu 7. Bakanlar Konferansı ise 24-25 Mayıs 2010 tarihlerinde Azerbaycan’da “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği: Kanun Önündeki Eşitlik ile Fiili Eşitlik Arasındaki Açığın Kapatılması” ana teması ile gerçekleştirilmiştir. 


KADIN ERKEK FIRSAT EŞİTLİĞİ KOMİTESİ 

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM), kadınlar ve erkeklere eşit fırsatlar yaratmanın demokrasinin bir önkoşulu olduğu inancı ile, kadın erkek eşitliği konusunda faaliyet gösterecek bir Komite kurmaya karar vermiştir.

Söz konusu Komite 26 Ocak 1988’de alınan bir kararla kurulmuş olup, temel sorumlulukları şunlardır:

  • Fırsat eşitliği meselelerini incelemek, Avrupa Konseyi üyesi ülkelerdeki durumu da içerecek biçimde bunları AKPM’ye direk olarak rapor etmek,
  • Avrupa Konseyi üyesi ülkelerde kadın erkek fırsat eşitliğini yaygınlaştırma politikaları ve yasal düzenlemeler üzerinde etkili olacak aktiviteleri planlamak,
  • 1995 Pekin Konferansı’nda (4. Dünya Kadın Konferansı ) kabul edilen Eylem Platformu’nda Avrupa Komisyonu üyesi ülkelerce verilen taahhütlerin hayata geçirilmesini izlemek ve bu konuda AKPM’ye düzenli olarak rapor sunmak,
  • Eşit fırsatlar konusundaki AKPM tavsiyelerine Avrupa Komisyonu üyesi ülkelerin uyumunu izlemek,
  • Seminerler, konferanslar ve parlamento oturumları düzenleyerek kadın erkek fırsat eşitliğini desteklemek ve yaygınlaştırmak,
  • Fırsat eşitliği alanında çalışan Avrupa Komisyonu üyesi ülkelerin Parlamento organları arasında işbirliğini desteklemek ve kadın erkek eşitliğinden sorumlu parlamento komiteleri arasındaki ağ ilişkilerini güçlendirmek.

Komisyon’un altında çalışan iki alt komite bulunmaktadır. Alt komitelerden biri kadına yönelik şiddetin önlenmesinden, diğeri ise Avrupa Konseyi üyesi ülkelerde eşit fırsat politikalarını uygulamadan sorumlu kurumsal araçların geliştirilmesinden sorumludur.

Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’nun başkanlığına 2007 yılı Ocak ayında, TBMM 22. Dönem Milletvekillerinden Gülsün Bilgehan seçilmiş, bir süre Başkanlık görevini yürütmüştür.

Birleşmiş Milletler

Birleşmiş Milletler II. Dünya Savaşının ardından XX. yüzyılın ilk yarısında yaşanan ve insanlığa büyük acılar getiren savaşların ve barışa karşı tehditlerin tekrarını önlemek ve uluslararası barış ve güvenliği korumak amacıyla kurulmuştur.

Birleşmiş Milletler Yasası, 26 Haziran 1945 yılında aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 50 ülke tarafından imzalanmış ve bu ülkeler kurucu üye olmuşlardır. BM Yasasında öngörüldüğü üzere, BM Güvenlik Konseyinin beş daimi üyesi de dahil BM'nin diğer üye devletlerinin çoğunluğunun BM kurucu belgesinin onay işlemlerini tamamlamasıyla 24 Ekim 1945 tarihinde resmen kurulmuştur.

2010 yılı Kasım ayı itibariyle üye devlet sayısı 192'dir.

Evrensel niteliği ile uluslararası toplumun ortak iradesini en geniş şekilde ortaya koyabileceği tek kuruluş olan ve sosyal kalkınma, kadının rolü, sürdürülebilir kalkınma, çevre, gıda, sağlık, doğal kaynaklar gibi meselelere çözüm üretmek için çaba gösteren Birleşmiş Milletlerin çatışmaların önlenmesi, yoksullukla mücadele, ekonomik ve sosyal eşitsizliklerin giderilmesi, refahın arttırılması ve yaygınlaştırılması amacıyla yürüttüğü faaliyetlerin sonuna kadar desteklenmesi, büyük-küçük bütün üye ülkelerin Birleşmiş Milletler Yasasının öngördüğü ilke ve yöntemleri tümüyle ve samimi olarak benimsemeleri, Birleşmiş Milletler kararlarına tam olarak uymaları insanlığın geleceği açısından hepimize düşen bir yükümlülük ve zorunluluktur.

Birleşmiş Milletler (BM) Teşkilatı, kuruluşundan itibaren kadın konusu ile de yakından ilgilenmiştir. 1945 yılında kabul edilen ilk uluslararası yasal doküman olan "İnsan Hakları Bildirgesi" kadın-erkek eşitliği prensibinin uluslararası planda kabulünün BM tarafından ilanı anlamını taşımaktadır. 1946 yılında BM içinde Kadının Statüsü Komisyonu kurulması ve bugüne kadar BM tarafından dört defa Dünya Kadın Konferansı düzenlenmesi de bu ilginin göstergesidir.

1975 yılı Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Kadın yılı olarak belirlenmiştir. Aynı yıl ilk Birleşmiş Milletler Dünya Kadın Konferansı Mexico City’de gerçekleştirilmiş olup, Konferansta toplumsal cinsiyet eşitliğinin tam olarak sağlanması ve ayrımcılığın önlenmesi, kadının kalkınmaya katılımı ve entegrasyonu, dünya barışının sağlamlaştırılmasına kadınların katkısının artırılması konuları üzerinde durulmuştur.

1976-1985 yılları arası “Kadın On yılı” olarak ilan edilmiş olup, 1980 yılında Kopenhag’da düzenlenen II. Dünya Kadın Konferansı ilk beş yılda kaydedilen aşamayı değerlendirmek amacını taşımıştır.

15-26 Temmuz 1985 tarihlerinde Nairobi’de Kadın İçin Eşitlik, Kalkınma ve Barış konularında Birleşmiş Milletler Kadın On Yılının Başarılarının Gözden Geçirilmesi ve Değerlendirilmesi Dünya Konferansı gerçekleştirilmiş ve 157 ülkenin resmen temsil edildiği, pek çok hükümetler arası organizasyon ve kuruluşun katıldığı Konferansta “Kadının İlerlemesi İçin Nairobi İleriye Dönük Stratejileri” kabul edilmiştir.

Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konsey’in kararıyla bir taahhütler konferansı olarak planlanan IV. Dünya Kadın Konferansı 4-15 Eylül 1995 tarihleri arasında Çin/Pekin’de gerçekleştirilmiştir. 189 ülke temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen Konferansın sonucunda Pekin Deklarasyonu ve Eylem Platformu isimli iki belge kabul edilmiştir. Konferansa geniş bir heyetle katılan Türkiye, her iki belgeyi de hiçbir çekince koymadan kabul etmiştir. Pekin Deklarasyonu, hükümetleri kadının güçlendirilmesi ve ilerlemesi, kadın-erkek eşitliğinin artırılması ve toplumsal cinsiyet perspektifinin politika ve programlara yerleştirilmesi konularında yükümlü kılmakta ve Eylem Platformunun hayata geçirilmesini öngörmektedir. Eylem Platformu ise kadının güçlendirilmesinin gündemi olarak tanımlanmaktadır. Kadının özel ve kamusal alana tam ve eşit katılımı önündeki engellerin kadınların ekonomik, sosyal, kültürel ve politik karar alma pozisyonlarında ve mekanizmalarında yer almaları yoluyla ortadan kaldırılabileceğini ifade etmektedir.

Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW)

1975 yılında Mexico-City'de gerçekleştirilen BM Birinci Dünya Kadın Konferansı ile ivme kazanan, kadının statüsünün yükseltilmesine yönelik uluslararası çabaların sonucu olarak, BM Genel Kurulu tarafından 1979 yılında kabul edilen Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) 1 Mart 1980 tarihinde BM üyesi ülkelerin imzasına açılmıştır. Sözleşme, 1981 yılında 20 ülkenin onayını takiben yürürlüğe girmiştir. Türkiye anılan Sözleşme'yi 1985 yılında imzalamış ve CEDAW Sözleşmesi ülkemiz açısından 19 Ocak 1986'da yürürlüğe girmiştir. Arasında Türkiye'nin de bulunduğu sözleşmeye taraf ülke sayısı 2010 yılı Kasım ayı itibariyle 186’dır.

CEDAW Sözleşmesinin temel hedefi, toplumsal yaşamın her alanında kadın-erkek eşitliğini sağlamak amacıyla, kalıplaşmış kadın-erkek rollerine dayalı önyargıların yanı sıra geleneksel ve benzer tüm ayrımcılık içeren uygulamaların ortadan kaldırılmasını sağlamaktır. Sözleşme kadınlara karşı ayrımcılığı önlemek için var olan tek yasal ve bağlayıcı dokümandır.

Türkiye Türk Medeni Kanununun evlilik ve aile ilişkilerini düzenleyen kimi hükümlerinin Sözleşme ile çelişmesi nedeniyle bazı çekincelerle Sözleşmeye taraf olmuştur. Ancak kadın erkek eşitliğinin sağlanması doğrultusunda yürütülen yasal değişiklik çalışmaları ve olumlu gelişmeler doğrultusunda çekincelerin kaldırılması konusunda Dışişleri Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunulmuştur. Söz konusu çekincelerin kaldırılması Başbakanlık ve ilgili kurumlar tarafından da uygun görülmüş ve 20 Eylül 1999 tarihi itibariyle Sözleşmenin esas maddelerine ilişkin çekinceler kaldırılmıştır.

Ayrıca, Türk Vatandaşlık Kanununda yapılan değişiklikler nedeniyle Sözleşmenin 9 uncu maddesine yönelik beyan da 29 Ocak 2008 tarihi itibariyle kaldırılmıştır. Ancak Türkiye’nin, Sözleşmenin 29 uncu maddesine ilişkin beyanı varlığını sürdürmektedir.

CEDAW Sözleşmesi 18.maddesi uyarınca; taraf devletler, Sözleşmenin ülkelerinde yürürlüğe girmesini takip eden bir yıl içinde ilk raporlarını, daha sonrada her dört yılda bir dönemsel ülke raporlarını CEDAW Komitesine sunmak zorundadırlar. Komite, Sözleşmenin 17.maddesi uyarınca kurulmuş olup, Sözleşme hükümlerinin uygulanmasını denetlemekle görevlendirilmiş olan organdır. Komite, kadınların ilerlemesi ve ayrımcılığın ortadan kaldırılması konusunda ülkelerin sağladıkları ilerleme ve karşılaşılan engelleri içeren ülke raporlarını görüşmekte ve çeşitli sorular yönelterek ülkenin kadın hakları konusunda ulaşmış olduğu durumu analiz etmekte ve tavsiyelerde bulunmaktadır.

Söz konusu zorunluluk kapsamında Türkiye Komiteye,

İlk Raporunu 29 Ocak 1990 tarihinde,

İkinci ve Üçüncü Birleştirilmiş Dönemsel Ülke Raporunu 17 Ocak 1997 tarihinde,

Dördüncü ve Beşinci Birleştirilmiş Dönemsel Ülke Raporunu 20 Ocak 2005 tarihinde Komite’ye sunmuş ve savunmuştur.

Türkiye’nin 6. Dönemsel Ülke Raporu ise 2008 yılı sonunda Komite’ye sunulmuş olup, 21 Temmuz 2010 tarihinde Komite önünde savunulmuştur.

Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi (CEDAW)

Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi (CEDAW), 1982 yılında bir uzmanlık komitesi olarak kurulmuştur ve dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen kadın konusunda uzman 23 kişiden oluşmaktadır.

Komite, Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesine taraf olan ülkelerdeki kadınlara ilişkin var olan durumu ve gerçekleştirdikleri gelişmeleri izlemektedir. Taraf ülkeler, Sözleşmeyi onaylama ve kabul etmelerinin ardından ülkelerinde kadınlara karşı ayrımcılığın ortadan kaldırılmasının önündeki engelleri ve sorunları belirlemekte, Komite, bu engellere ilişkin alınan ulusal önlemleri ve uygulamaları gözden geçirmekte ve gelişmeleri izlemektedir.

Taraf devletler tarafından hazırlanan ulusal raporları gözden geçiren Komitede ayrıca, kadının statüsünü geliştirmeye yönelik olarak alınan ulusal tedbirleri ve eylemleri kapsayan raporlar hükümet temsilcileri tarafından sözlü olarak yapılmaktadır. Bu sunumun ardından Komitenin uzmanları ulusal rapora dönük yorumlarda bulunarak ek bilgiler talep etmektedirler. Bu prosedür çeşitli ülkelerdeki anti-ayrımcılık politikalarını analiz etmeye ve bilgi alışverişine olanak sağlamaktadır.

Komite aynı zamanda üye ülkelerin daha fazla çaba sarf etmeleri gerektiğine inandığı konularda o ülkeye önerilerde bulunmaktadır. Örneğin Komite, 1989 yılında gerçekleştirilen toplantıda bütün ülkelerden kadına karşı şiddet konusunda bilgi istemiş, 1992 yılında ise Genel Öneri 19’u kabul etmiştir. Genel Öneri 19 ile ulusal raporlarda kadına karşı şiddet konusunda istatistiksel veriler bulunmasını, şiddet kurbanlarına yönelik sunulan hizmetler, cinsel şiddet, aile ve işyerinde cinsel taciz gibi kadınların her gün yaşadıkları şiddetten korumak için alınan yasal ve diğer önlemler hakkında bilgi verilmesi talep edilmektedir.

CEDAW Komitesin 23 üyesi, üye ülkeler tarafından Sözleşmede yer alan alanlarda çalışan ve deneyimi olan adaylardan seçilmektedir. Bu seçim, çeşitli coğrafi bölgelerden eşit olarak yapılmaktadır. Komite yönetimi, başkan, 3 başkan yardımcısı ve bir raportörden oluşmaktadır. BM Sekretaryası ile çok yakın çalışan Başkan, tartışmalar, karar alma süreci, ülke sunumları, tavsiyeler dokümanların hazırlığı da dâhil olmak üzere tüm prosedürün sorumluluğunu taşımaktadır. Bunun yanı sıra ilgili tüm faaliyetlerde (uluslararası toplantılar, hükümetler arası toplantılar, Genel Kurula öneride bulunma) Komiteyi temsil etmektedir.

Türkiye’den Sayın Gül AYKOR 1993-1996 yılları arasında Komite’de uzmanlık yapmıştır. Sayın Prof. Dr. Ayşe Feride ACAR 1997-2004 yılları arasında Komite üyeliği, 2003-2004 yılları arasında da Komite’ye Başkanlık yapmıştır. Sayın ACAR, 2010 yılında yapılan seçimlerde tekrar üye olarak seçilmiş olup, 2011 yılından itibaren görevine başlayacaktır.

Birleşmiş Milletler CEDAW Sözleşmesi İhtiyari Protokolü

Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’ne (CEDAW) ilişkin olarak hazırlanan İhtiyari Protokol Birleşmiş Milletlerin 6 Ekim 1999 tarihli 54. Genel Kurulunda kabul edilmiş ve CEDAW Sözleşmesine imza koyan ülkelerin katılım ve onayına sunulmuştur. Kasım 2007 tarihi itibariyle 90 Devlet Protokolü onaylayarak taraf olmuştur.

Türkiye başından beri olumlu baktığı ve hazırlık çalışmalarında destekleyici rol oynadığı Protokolü 8 Eylül 2000 tarihinde imzalamış ve 30 Temmuz 2002 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde onaylanarak Protokole taraf olmuştur. Protokol ülkemizde 29 Ocak 2003 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.

İhtiyari Protokolü onaylayan ülkeler, Sözleşmenin uygulanmasını denetlemekle yükümlü CEDAW Komitesine Sözleşmenin tanıdığı hakların ihlali konusunda bireylerce veya gruplarca veya onların rızası ile onlar adına yapılan şikâyetleri kabul etme ve inceleme yetkisini tanımışlardır. CEDAW Komitesi inceleme sonucunda ihlal ile suçlanan ülkeyi, gerekli önlemleri almaya ve şikâyette bulunan birey veya grupların haklarına zarar vermekten imtina etmeye çağırabilmektedir. Protokol CEDAW kapsamındaki hakların ihlali halinde bildirim usulü ile; ağır veya sistematik ihlal hallerinde ise Komite tarafından soruşturma başlatılması usulünü öngörmektedir. İhtiyari Protokol taraf devletlere imza, katılım veya onay aşamasında soruşturma prosedürünü kabul etmeme hakkı tanımakta olup, 17 nci madde Protokol hükümlerine çekince konulamayacağını öngörmektedir.

 

Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konsey (EKOSOK)

Birleşmiş Milletler Yasası uyarınca, Birleşmiş Milletler Örgütünün tüm organları arasında ekonomik ve sosyal konularda gereken eşgüdümü sağlamak üzere kurulmuştur ve seçimle göreve gelen 54 üye ülkeden oluşmaktadır. Türkiye'nin de üye olduğu Ekonomik ve Sosyal Konsey (EKOSOK) küresel boyutta uluslararası ekonomik ve sosyal sorunların görüşülmesi için merkezi bir forum niteliğindedir. Bu alanlarda kararlar alıp, üye ülkelere tavsiyelerde bulunan EKOSOK İstatistik, Nüfus, Sosyal Kalkınma, Sürdürülebilir Kalkınma, İnsan Hakları, Kadının Statüsü, Uyuşturucu Maddeler, Enerji, Suçun Önlenmesi ve Ceza Adaleti, İnsan Yerleşimleri gibi Komisyon ve Komiteler halinde çalışmalarını sürdürmektedir.

Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü kuruluşundan bu yana EKOSOK'un kadınla ilgili olarak aldığı kararları izlemekte ve tavsiyelerini dikkate almaktadır.

 

Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu (KSK)

21 Haziran 1946 yılında 11(II) sayılı EKOSOK kararıyla, EKOSOK'un işlevsel Komisyonlarından biri olarak kurulmuştur. KSK'nın temel amacı, kadın-erkek eşitliği ilkesinin uygulanmasını sağlamaktır. Bu çerçevede KSK, Konseye siyasi, ekonomik, sosyal ve eğitime ilişkin alanlarda kadın haklarının geliştirilmesine yönelik ve kadın hakları alanında acil çözüm gerektiren sorunlar hakkında tavsiyelerde bulunmak ve bu konulara ilişkin rapor hazırlamakla görevlidir.

Birleşmiş Milletler sistemi içerisinde cinsiyet eşitliğini teşvik eden öncül kuruluş olan KSK 1995 yılında gerçekleştirilen Dördüncü Dünya Kadın Konferansının izlenmesi ve Eylem Platformunda yer alan uygulamaların gerçekleştirilmesini düzenli bir şekilde denetlemekle görevlidir.

Komisyon hükümetlerarası (intergovernmental) bir organ olup, dört yıllığına seçilen 45 üye ülkeden oluşmaktadır. Üye ülkeler bölge esasına göre olmak üzere, 13 üye Afrika ülkelerinden, 11 üye Asya ülkelerinden, 4 üye Doğu Avrupa ülkelerinden, 9 üye Latin Amerika, Karayipler ülkelerinden, 8 üye de Batı Avrupa ve diğer ülkelerden seçilmektedir. 1998-2002, 2002-2006 yılları arasında Komisyon’da üye olarak yer alan Türkiye, 2007 yılında da 4 yıllığına yeniden üye olarak seçilmiştir.

BM Kadının Statüsü Komisyonu her yıl Mart ayında 10 günlük bir süre için toplanmaktadır. Bu toplantılar sonucunda ortaya çıkan Sonuç Belgesi ile Komisyon, öncelikli konularını belirlemekte ve ilgili ortaklar için tavsiye kararları almaktadır. 1995 Dördüncü Dünya Konferansından bu yana Komisyon her yıl diğer gündem maddeleri yanında Pekin Eylem Platformu kritik alanlarını gözden geçirmektedir.

Kadının Statüsü Komisyonu:

2002 yılında, “Yoksulluğun ortadan kaldırılması ve küreselleşen dünyada kadınların hayatın tüm dönemlerinde güçlendirilmesi” ve “Çevre yönetimi ve doğal felaketlerle baş etme: toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifi”

2003 yılında, “Kadının yazılı ve görsel medyaya erişimi” ve “Kadının insan hakları”

2004 yılında, “Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında erkeklerin ve erkek çocuklarının Rolü” ve “Çatışmaların önlenmesinde kadınların rolü”

2005 yılında, “Pekin+5 ‘in gözden geçirilmesi” ve “Kadının güçlenmesi ve ilerlemesine yönelik ileriye yönelik stratejiler”

2006 yılında, “Kadının kalkınmaya katılımı (eğitim, sağlık ve istihdam)” ve “Karar alma mekanizmalarında kadın erkek eşitliği”

2007 yılında “Kız çocuklarına karşı her türlü ayrımcılığın ve şiddetin önlenmesi" ve "Sonuç belgesinin uygulanması sürecinin değerlendirilmesinde erkeklerin ve erkek çocuklarının cinsiyet eşitliğine ulaşmadaki rolü”

2008 yılında “Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Finansmanı ve Kadının Güçlendirilmesi" ve “Çatışmaların Önlenmesi, Yönetimi, Çözümlenmesi ve Çatışma Sonrası Barışın İnşası Süreçlerinde Kadınların Eşit Katılımı”

2009 yılında “HIV/AIDS kapsamında bakım verilmesi de dâhil olmak üzere sorumlulukların kadın ve erkek arasında eşit paylaşılması” ve "karar alma süreçlerinin tüm düzeylerine kadınların ve erkeklerin eşit katılımı"

2010 yılında, “Pekin Deklarasyonu ve Eylem Platformunun (1995) ve Genel Kurul’un 23 üncü Özel Oturumu Sonuçlarının Uygulanmasının Gözden Geçirilmesi”

temaları ile toplantılarını gerçekleştirmiştir.

2011 yılında düzenlenecek olan KSK Oturumunun ana teması, “Tam istihdam ve uygun işe eşit erişimleri de dahil, kadınların ve kız çocuklarının eğitim, öğretim, bilim ve teknolojiye erişimleri ve katılımları” olarak belirlenmiştir.

 

BM Kadın Birimi

2010 yılı Temmuz ayında, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, Birleşmiş Milletler Kadınların Güçlenmesi ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Birimini kurmuştur. Bu birimin oluşturulması, Birleşmiş Milletler içindeki reform çalışmalarının bir parçasını oluşturmaktadır. Amaç daha etkin sonuç alabilmek için Birleşmiş Milletler kaynaklarının yeniden tahsis edilmesi ve görevlerin yeniden tanımlanmasıdır. “BM Kadın Birimi”, BM’nin toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların güçlendirilmesi alanında faaliyet gösteren 4 organını birleştirmektedir. Bu organlar:

  • Kadınların İlerlemesi Birimi (DAW)
  • Kadınların İlerlemesi İçin Uluslar arası Araştırma ve Eğrim Enstitüsü (INSTRAW)
  • Toplumsal Cinsiyet İşleri ve Kadınların İlerlemesi Özel Danışmanı Ofisi (OSAGI)
  • Birleşmiş Milletler Kadınlar Kalkınma Fonu (UNIFEM)’dir.

BM Kadın Biriminin, Kadının Statüsü Komisyonu gibi hükümetlerarası organları, politikaların, küresel standartların ve normların oluşturulması sürecinde desteklemesi; üye ülkelerin bu standartları uygulamaları için gereksinim duydukları teknik ve finansal desteğin sağlaması, sivil toplum ile işbirliğinin tesis etmesi; BM’nin toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki taahhütlerinin yerine getirilmesi yolunda çalışmalarını sürdürmesi öngörülmektedir.

2011 Ocak ayında aktif hale gelecek olan BM Kadın Birimi, kadınlara ve kız çocuklarına karşı her tülü ayrımcılığın ortadan kaldırılması, kadınların güçlendirilmesi, kadın erkek eşitliğinin gerçekleştirilmesi konularında faaliyet gösterecektir.