Sıkça Sorulan Sorular

1- KADINA YÖNELİK ŞİDDETE İLİŞKİN GENEL BİLGİLER:

SORU: Şiddette maruz kalan kişilerin yararlanabileceği bir destek hattı var mıdır?

CEVAP: Engelli, yaşlı, çocuk ve şiddete uğrayan kadınlara ilişkin ihbarları değerlendirmek ve acil durumları ilgili kurumlara bildirmek, ihtiyaca göre rehberlik ve danışma hizmeti vermek üzere Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde bulunan , ALO 183 Sosyal Destek Hattı, 7 gün 24 saat ücretsiz hizmet vermektedir.

SORU: Şiddete uğrayan ya da uğrama riski taşıyan ve desteğe gereksinimi olan kadınlara yönelik danışma ve destek hizmetleri hangi kuruluşlarda verilmektedir?

CEVAP: Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesindeki  “ALO 183 ”, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri, şiddet önleme ve izleme merkezleri (ŞÖNİM) ve sosyal hizmet merkezleri ile belediyelerin kadın danışma merkezleri, sivil toplum kuruluşlarının kadın danışma merkezleri, baroya bağlı kadın danışma merkezleri ve adli yardım merkezleri hizmet vermektedir.

 

SORU: Şiddete maruz kalan kişi nerelere başvurabilir?

CEVAP:  Şiddete maruz kalan kişiler; kolluk birimleri, şiddet önleme ve izleme merkezleri, sosyal hizmetleri merkezleri, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri, baroya bağlı kadın danışma merkezleri ve adli yardım kurulları, belediyeler ile sivil toplum kuruluşlarına bağlı kadın danışma merkezlerine ve ALO 183 Sosyal Destek Hattı’na başvurabilirler. Şiddetten haberdar olan üçüncü kişilerin bildirimleri de ihbar kabul edilmektedir

2- KADIN KONUKEVİ HİZMETLERİ

SORU: Kadın konukevleri hangi amaçla hizmet vermektedir?

CEVAP: Kadın konukevleri; fiziksel, duygusal, cinsel, ekonomik ve sözlü istismara veya şiddete uğrayan kadınların, şiddetten korunması, psiko-sosyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde kadınların varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanmak suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri kuruluşlar olup, amacı, kuruma kabul edilen kadınların şiddetsiz bir ortamda, yaşadıkları travma ile başa çıkabilmeleri, yeniden sağlıklı ilişkiler sürdürebilmelerine destek olmak üzere mesleki çalışmalar yapılarak kadın konukevlerinden ayrıldıktan sonra yaşamlarını kendi talepleri doğrultusunda sürdürmelerini sağlamaktır. 

SORU: Kamu kurumlarına, yerel yönetim ve sivil toplum kuruluşlarına bağlı kadın konukevleri hangi yönetmeliğe göre iş ve işlemlerini yürütmektedir?

CEVAP: Kadın Konukevleri; 05.01.2013 tarih ve 28519 sayılı resmi gazetede yayınlanan ‘’Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmelik” ile belirlenen;  Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına, belediyelere, il özel idarelerine ve sivil toplum kuruluşlarına bağlı  kadın konukevlerinin açılışı, işleyişi, hizmetin çeşit ve niteliği, denetimi, kurumlar arası işbirliği ile çalışanların görev ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde hizmetlerini sunmaktadır.

SORU: Kimler ve hangi kurumlar konukevi açabilir?

CEVAP: Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmeliğin 4/1 maddesi kapsamında kamu kurumları, yerel yönetimler, il özel idareleri ve sivil toplum kuruluşları kadın konukevi açmak üzere bulundukları ilin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüklerine müracaat ederek işlemlerini başlatabilmektedir. Yönetmeliğin ilgili maddesi gereği gerçek kişiler kadın konukevi açamamaktadır.

SORU: Kadın Konukevi kiralama ve açılış belgelerinin hazırlanmasında nelere dikkat edilmelidir?

CEVAP: Kadın konukevi açmak isteyen yerel yönetimler, il özel idareleri ve sivil toplum kuruluşlarının, Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmeliğin “İzin için istenecek belgeler ve aranacak koşullar” başlıklı 6 ve “Açılış izni için yapılacak işlemler” başlıklı 7 nci maddeleri kapsamında iş ve işlemlerini yürütür. Bu doğrultuda kadın konukevi açmak isteyen yerel yönetimler, il özel idareleri ve sivil toplum kuruluşları bir temsilci ya da sorumlu müdür belirleyerek bulundukları ilin il müdürlüğüne müracaat ederek, söz konusu maddede belirtilen şartlara uygun işlem tesis etmeleri gerekmektedir. Kadın konukevi hizmete açılırken belirlenen bina ile ilgili, mevzuatta yer alan tüm hükümler dikkatlice incelenmeli ve binanın kadın konukevi olarak kullanılmaya uygun koşullarda olmasına dikkat edilmelidir. Kiralanacak binalar için;

a) Yapı kullanma izin belgesi ve tapu senedi örneği

b) Yangına karşı gerekli önlemlerin alındığını gösteren itfaiye raporu

c) Binaya ait vaziyet planı (Mimari proje şeklinde olmayıp basit bir kroki çizimi şeklinde olmalı ve binanın hangi bölümlerinin nasıl kullanılacağına dair üzerinde notlar bulunmalıdır.)

d)Değerlendirme Raporu (Bina kiralamasına duyulan ihtiyacın gerekçesi, binanın nasıl değerlendirileceğine ve kapasiteye dair genel bilgilerin yer aldığı rapor)

e) Belediyeden, taşınmaza ait açık adresin yer aldığı  yazı

f-) Kira sözleşmesinin bir örneği

Söz konusu belgeler üç takım halinde hazırlanarak, bulunulan İlin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler  İl Müdürlüklerine müracaat edilir. İl Müdürlüğü tarafından dosya 1 (bir) ay içerisinde incelenir. Eksiklik tespit edilmesi halinde eksikliklerin tamamlanması halinde ilgiliye 3 (üç) ay süre verilir. Tamamlanan dosya açılış onayı alınmak üzere Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’ne gönderilir.

 

 

 

SORU: Kadın konukevine başvurular ne şekilde yapılmaktadır?

CEVAP: Mağdurlar; kolluk birimleri, şiddet önleme ve izleme merkezleri, sosyal hizmetleri merkezleri, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri , baroya bağlı kadın danışma merkezleri , adli yardım kurulları , belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarına bağlı kadın danışma merkezlerine ve ALO 183 Aile Kadın, Çocuk, Engelli Sosyal Hizmet Danışma Hattı’na başvurabilirler.

Şiddetten haberdar olan üçüncü kişilerin bildirimleri de ihbar olarak kabul edilmektedir. Ayrıca 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında Mağdurlar, Mülki idare amiri, Aile mahkemesi hâkimi, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Kolluk amirinin kararı üzerine Şiddet önleme ve izleme merkezi tarafından ilk kabul birimine veya kadın konukevine  kabul işlemleri  yapılmaktadır.

SORU: Kadın konukevinde verilen hizmetler nelerdir?

CEVAP: Kadın konukevlerinde kadınların ve beraberindeki çocuklarının şiddetsiz bir ortamda, yaşadıkları travma ile başa çıkabilmelerine, güçlenmelerine, yeniden sağlıklı ilişkiler sürdürebilmelerine destek olmak üzere mesleki çalışmalar yürütülmektedir. Mesleki çalışmalar ve değerlendirmelerle birlikte kadın ve çocuklara doğrudan ya da ilgili kuruluşlara yönlendirmek suretiyle barınma, psiko- sosyal destek,  hukuki destek, tıbbi destek, ekonomik destek, mesleki destek, eğitim desteği, rehberlik ve yönlendirme vb. alanlarda hizmet sunulmaktadır.

 

SORU: Kadın konukevinde kalma süreleri ne kadardır?

CEVAP: Kadın konukevinde kalma süresi, kadının kuruluşa kabul tarihinden itibaren altı aydır. Kalış süresi, kadınların güçlenme süreci değerlendirilerek gerekli hallerde uzatılabilmektedir. Uzatma süresi, sosyal çalışmacı ile çocuğu var ise çocuk gelişimcinin görüşü alınarak, değerlendirme komisyonu tarafından belirlenmektedir. Mülkî amir ya da aile mahkemesi hâkimi tarafından hakkında barınma tedbiri kararı verilenler kararda belirtilen süre kadar konukevi hizmetlerinden yararlandırılmaktadır. İhtiyaç duyulduğunda tedbir karar süresinin uzatılması için işlemler yürütülmektedir.

SORU: Kadın konukevlerinde kimler ve hangi unvana sahip kişiler görev yapmaktadır?

CEVAP: Kadın konukevlerinde müdür, sosyal çalışmacı, psikolog, çocuk gelişimci, öğretmen, çocuk eğiticisi, hemşire, memur,  bakım elemanı, güvenlik ve temizlik personeli, şoför vb. personel görev yapmakta olup, çalışanlar tercihen kadın personel arasından seçilmektedir.

SORU: Kadın konukevinden ayrılan kadınlara verilen hizmetler nelerdir?

CEVAP: Kadın konukevi hizmetinden yararlanmakta iken kendi istekleri doğrultusunda ayrılan kadınlara ve varsa beraberindeki çocuklarına yapılan değerlendirme sonucunda;

•             Ekonomik destek(ihtiyaçları değerlendirilerek),

•             Rehberlik ve danışmanlık hizmeti,

•             İş ve meslek edindirme kurslarına katılmasına yönelik yönlendirme,

•             Psiko-sosyal ve ekonomik sorunlarının çözümünde yardım ve danışmanlık,

•             Hukuki destek (adli yardım hizmetlerine ulaşılabilirliğini sağlamak)

•             Güvenlik ve gizliliğinin sağlanması (şiddet uğramış ya da uğrama tehlikesi bulunan kadının ve gerekiyorsa beraberindeki çocuklara, bulunduğu yerde veya başka bir yerde uygun barınma yerinin, iş yerinin değiştirilmesi, evli olması halinde müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yerinin belirlenmesi ve tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulmasının sağlanması, kimlik ve adres bilgilerinin tüm kayıtlarda gizlenmesi)

•           İzleme ve takip (tedbir kararlarının uygulanmasının sonuçlarını ve kişiler üzerindeki etkilerini izlemek ve verilen tedbir kararı ile ulaşılmak istenen amacın gerçekleşmesine yönelik önerilerde bulunmak ve yardım etmek) hizmetleri sunulmaktadır.

SORU: ŞÖNİM nedir?

CEVAP: Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında kurulmuş ve yürüteceği hizmet ve faaliyetler söz konusu kanun ile düzenlenmiş olan gündüzlü sosyal hizmet kuruluşlarıdır.

ŞÖNİM’ler yeterli nicelik ve nitelikte uzman personelin görevlendirildiği, tercihen kadın personelin istihdam edildiği, şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin olarak uygulanmasına yönelik destek ve izleme hizmetlerinin verildiği, çalışmalarını tek kapı sistemi ile yedi gün yirmi dört saat esasına göre yürüten, insan onuruna yaraşır etkili ve süratli hizmet sunumu sağlayan, kadının ekonomik, psikolojik, hukuki ve sosyal olarak güçlendirilmesine odaklı merkezlerdir.

SORU: ŞÖNİM’ de ne gibi hizmetler verilmektedir?

CEVAP: 6284 sayılı Kanunun 15 ve 16 ıncı maddelerinde korunan kişi ve şiddet uygulayana yönelik ŞÖNİM’ lerde yürütülecek hizmetler üç ana başlıkta belirlenmiştir:

1- Şiddetin önlenmesi ve tedbir kararlarının izlenmesine yönelik hizmetler,

2- Şiddet mağduru kişilere yönelik hizmetler,

3- Şiddet uygulayan/uygulama ihtimali bulunan kişilere yönelik hizmetlerdir.

Şiddet önleme ve izleme merkezlerinde gerek şiddet mağduruna gerek şiddet uygulayan ya da uygulama ihtimali bulunan kişilere merkez bünyesinde koordinasyon hizmetleri, psiko-sosyal destek hizmetleri, hukuki destek hizmetleri, eğitim destek hizmetleri, sağlık destek hizmetleri, çağrı destek hizmetleri sunulmaktadır.

SORU: ŞÖNİM’lerin Şiddetin Önlenmesi ve Tedbir Kararlarının İzlenmesine Yönelik Hizmetleri nelerdir?

CEVAP: ŞÖNİM’lerin Şiddetin Önlenmesi ve Tedbir Kararlarının İzlenmesine Yönelik Hizmetleri şu şekildedir:

• Korunan kişiye verilen barınma, geçici maddi yardım, sağlık, adli yardım ve benzeri hizmetleri koordine etmek,

• Gerekli hallerde tedbir kararlarının alınmasına, uygulanmasına ve sonlandırılmasına yönelik ilgili mercilere başvuruda bulunmak,

• Koruyucu ve önleyici tedbir kararlarının izlenmesi amacı ile elektronik veri sistemine gerekli veri girişini yapmak,

• Şiddetin sonlandırılmasına yönelik programlar hazırlamak ve uygulamak,

• Sivil toplum kuruluşları ile şiddetin önlenmesi ve kadın erkek eşitliğinin sağlanması ile insan hakları konularında gizlilik ilkesine uygun olarak çalışmalar yapmak.

SORU: ŞÖNİM’lerin Şiddet Mağduru Kişilere Yönelik Hizmetleri nelerdir?

CEVAP: ŞÖNİM’lerin şiddet mağduru kişilere yönelik hizmetleri şu şekildedir:

• Barınma

• Geçici maddi yardım

• Rehberlik ve danışmanlık

• Hayati tehlikenin bulunması halinde koruma altına alınma

• Kreş yardımı

• Hukuki destek

• Tıbbi destek

• İstihdama yönelik destek

SORU: ŞÖNİM’lerin şiddet uygulayan/uygulama ihtimali bulunan kişilere yönelik hizmetleri nelerdir?

CEVAP: ŞÖNİM’lerin şiddet uygulayan/uygulama ihtimali bulunan kişilere yönelik hizmetleri şu şekildedir:

• Mahkeme kararlarının izlenmesi ve uygulanması

• Eğitim ve rehabilitasyon programlarına yönlendirme

• Sağlık kuruluşunda muayene veya tedavi için yönlendirme

• Meslek edindirme kurslarına yönlendirme

SORU: ŞÖNİM’ler hangi illerde bulunmaktadır?

CEVAP: Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri Ekim 2018 itibariyle 76 ilde hizmet vermekte olup, 81 ile yaygınlaştırılması çalışmaları devam etmektedir.

SORU: ŞÖNİM olmayan illerde 6284 sayılı Kanun kapsamında yer alan hizmetleri hangi kuruluşlar sunmaktadır?

CEVAP: 6284 Sayılı Kanun’un 1.Geçici Maddesinde ŞÖNİM’lerin kuruluş işlemleri tamamlanıncaya kadar merkezlerin görevlerinin Bakanlık tarafından belirlenen birimlerce yerine getirileceği hükmü yer almış olup, Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmeliği 2.Geçici Maddesi ile bu görev Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüklerine verilmiştir.

SORU: ŞÖNİM’lerde kimler ve hangi unvana sahip kişiler görev yapmaktadır?

CEVAP: ŞÖNİM’lerde müdür, sosyal çalışmacı, psikolog, çocuk gelişimci, hemşire, memur, güvenlik ve temizlik personeli vb. personel görev yapmakta olup, çalışanlar tercihen kadın personel arasından seçilmektedir.

SORU: 6284 sayılı Kanun kapsamında hangi tedbir kararları verilmektedir? Verilen tedbir kararlarının süresi ne kadardır ve uzatılabilir mi?

CEVAP: 6284 sayılı Kanun ile şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.

Kanun ile Barınma, Geçici Maddi Yardım, Rehberlik ve Danışmanlık Hizmeti, Korunma, Kreş Yardımı, İş Yerinin Değiştirilmesi, Eşinden Ayrı Yerleşim Yeri Belirlenmesi, Tapu Kütüğüne Aile Konutu Şerhi Konulması, Tanık Koruma gibi koruyucu tedbir kararları mülki amir ve hakim tarafından alınabilmekte olup Konuttan Uzaklaştırma, İşyerine veya Konuta yaklaşmama Çocuk ile İlişkinin Düzenlenmesi, Yakınlarına veya Çocuklarına Yaklaşmama, İletişim Araçlarıyla Rahatsız Etmeme, Alkol Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanmama gibi önleyici tedbir kararları hakim tarafından alınabilmektedir.

Söz konusu tedbir kararlarından bazıları gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ilgili kolluk amirlerince de alınabilmektedir. Kolluk amiri tarafından alınan tedbir kararı kararın alındığı tarihi takip eden iş günü içinde tedbir kararının niteliğine göre mülki amirin veya hakimin onayına sunulmaktadır. Mülki amir tarafından kırk sekiz saat içinde, hakim tarafından yirmi dört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden ortadan kalkar. Kanun kapsamında verilen tedbir kararları ilk defasında en çok altı ay için verilebilmekte olup şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı hallerde, resen, korunan kişinin ya da Bakanlık veya kolluk görevlilerinin talebi üzerine süresinin veya şeklinin değiştirilmesine kaldırılmasına ya da aynen devam etmesine karar verilebilir.

4- YABANCI UYRUKLU KADINLAR

SORU: Yabancı uyruklu kadınlara sunulan hizmetler nelerdir?

CEVAP: Suriye’de devam eden savaş nedeniyle ülkemize gelen Suriye vatandaşlarının toplumsal cinsiyete dayalı şiddet konusunda farkındalıklarının artırılması, Suriyelilere hizmet sunan ilgili personelin toplumsal cinsiyete dayalı şiddete müdahale konusunda kapasitelerinin geliştirilmesi ve bu konuda ülkemize teknik destek sağlanması amacıyla Bakanlığımız Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) işbirliği ile Nisan 2013’den bu yana Gaziantep Nizip Çadır Kampı’nda “Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddetle Mücadele ve Müdahale İnsani Yardım Programı” yürütülmektedir.

Söz konusu program kapsamında; Suriyelileri toplumsal cinsiyete dayalı şiddet konusunda harekete geçirmek ve bu konuda farkındalıklarını artırmak, erken yaşta ve zorla evliliklerle ilgili bilgi paylaşımında bulunmak, kadınlar arasında dayanışma inşa etmek ve duygusal becerileri geliştirmek amacıyla, Suriyeli kadınlar ile haftalık toplantılar gerçekleştirilmiştir. Bu toplantılarda kadınların kendilerini ifade etmeleri, birbirleriyle dayanışma göstermeleri için uygun ortam sağlanmış ve erken yaşta ve zorla evlilikler, aile içi ve kadına yönelik şiddet, yardım ve destek alabilecekleri kurumlar ve başvuru yolları vb. konularda bilgiler verilmiştir.

5- ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERE İLİŞKİN ÇALIŞMALAR

SORU: İstanbul Sözleşmesi nedir?

CEVAP: Türkiye’nin Avrupa Konseyi Dönem Başkanlığı sırasında İstanbul’da imzaya açılan “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi”, “İstanbul Sözleşmesi” olarak da anılmaktadır. Türkiye, 11 Mayıs 2011 tarihinde Sözleşme imzaya açıldığında ilk imzayı atmış, 24 Kasım 2011 tarihinde parlamentosunda diğer ülkelerden önce onaylamış ve onay sürecini sonuçlandıran Bakanlar Kurulu Kararı’nın, 8 Mart 2012 tarihinde, Dünya Kadınlar Gününde, Resmi Gazete ’de yayınlanmasını takiben, 14 Mart 2012 tarihinde onay belgesini Avrupa Konseyi Sekretaryası’na ileten ilk ülke olmuştur. İstanbul Sözleşmesi’nin 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

İstanbul Sözleşmesi, uluslararası hukukta kadına yönelik ve aile içi şiddet konusunda yaptırım gücü olan ilk sözleşme olma özelliğini taşımaktadır. İstanbul Sözleşmesi’nde kadına karşı şiddetle mücadelede kapsamlı bir hukuki çerçeve oluşturulmuştur. Bu kapsamda, sözleşmede önleme (prevention), koruma (protection), kovuşturma (prosecution) ve mağdur destek mekanizmaları oluşturma politikaları (policy) konularına yer verilmiştir.

SORU: CEDAW nedir?

CEVAP: CEDAW’ın açılımı Birleşmiş Milletler Kadına Yönelik Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’dir. BM tarafından 1979 yılında kabul edilen CEDAW Sözleşmesi, 1981 yılında yürürlüğe girmiştir. CEDAW Sözleşmesi’nin temel hedefi, toplumsal yaşamın her alanında kadın-erkek eşitliğini sağlamak amacıyla, kalıplaşmış kadın-erkek rollerine dayalı önyargıların yanı sıra geleneksel ve benzer tüm ayrımcılık içeren uygulamaların ortadan kaldırılmasını sağlamaktır. Sözleşme taraf ülkelerde kadınlara karşı ayrımcılığı önlemek için var olan tek yasal ve bağlayıcı dokümandır. Türkiye, CEDAW Sözleşmesi’ni 1985 yılında imzalamış ve Sözleşme 1986 yılında yürürlüğe girmiştir.  


İçerik güncelleniyor.

6- PROJELER

SORU: Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Alanında Yürütülen AB Projeleriniz Var Mıdır? Varsa kısaca bilgi verir misiniz?

CEVAP: Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında çeşitli projeler yürütülmektedir.

Aile içi Şiddetle Mücadele Projesi

Bakanlığımızca, 2014-2016 yılları arasında Avrupa Birliği mali desteği ile yürütülmüş olan “Aile İçi Şiddetle Mücadele İçin Kadın Konukevleri” kısa adı ile “Aile İçi Şiddetle Mücadele” projesi 27 Aralık 2013 tarihinde uygulanmaya başlanmıştır. Projenin temel hedefi, ülkemizde kadınların insan haklarının korunması konusundaki çalışmalara katkı sağlamaktır.

  Proje, “teknik destek” ve “hibe” olmak üzere 2 bileşenden oluşmaktadır. Teknik Destek Bileşeni kapsamında; 26 ili kapsayan mevcut durum analizleri ile eğitim ihtiyacı analizleri çıkarılmış olup şiddete maruz kalan kadınlara hizmet veren birimlerin personeline yönelik kadına karşı şiddet ve toplumsal cinsiyet eşitliği eğitim programları düzenlenmekte ve hizmet birimlerimize yönelik iyi uygulama örnekleri geliştirilmiştir. Ayrıca hibe bileşeni kapsamında sivil toplum kuruluşlarına hibe verilmiştir.

Proje illeri,  Ankara, Bursa, Antalya, İzmir, Samsun, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul; Kırşehir, Nevşehir, Düzce, Sakarya, Mersin, Isparta, Adana, Manisa, Denizli, Trabzon, Erzurum, Konya, Afyon, Şanlıurfa, Diyarbakır, Van, Kocaeli ve Çanakkale olarak belirlenmiştir.

Projenin teknik destek bileşeni kapsamında;

26 ili kapsayan mevcut durum analizleri ile eğitim ihtiyacı analizleri tamamlanmıştır.

26 il için eylem planlarının geliştirilmesi çalışmaları kapsamında 20 ilin taslak il eylem planları hazırlanmış olup diğer iller için ön hazırlıklar devam etmektedir

506 Polis, 125 Yazı İşleri Müdürü ve 147 Aile Mahkemesi Uzmanı ile 221 Sağlık Çalışanı ve 124 Bakanlığımız personeli olmak üzere toplam 1.123 kamu personelinin eğitici eğitimleri tamamlanmıştır.

31 Sağlık Bakanlığı, 30 Emniyet Genel Müdürlüğü, 26 Adalet Bakanlığı ve 124 Bakanlığımız personeline yönelik toplam 211 kişinin süpervizyon eğitimleri tamamlamıştır.

 Bu eğitimler sonucunda 35.000 sağlık çalışanı ile 140.000 emniyet personeline ulaşılması için eğitimler devam etmektedir.

ŞÖNİM’ler, konukevi ve konukevi öncesi ve sonrası mekanizmalarının çalışma standartları tanımlanmaktadır. Kadın Konukevleri, İlk Kabul Birimleri ve ŞÖNİM’ler kullanılması planlanan mesleki ve idari formlar geliştirilmiştir.

Ankara, İzmir, Denizli, Van, Düzce, Samsun ve Erzurum illerinde pilot uygulama yapılmıştır. Kadın Konukevleri, İlk Kabul Birimleri ve ŞÖNİM’ler için hizmet süreçleri geliştirilmiş olup, yaygınlaştırılması için değerlendirmeler devam etmektedir.

25 Kasım 2015 tarihinde «Kadına Şiddete Karşı Buradayım De» kampanyası başlatılmış ve kampanya kapsamında;

Spot film, infografik film, broşür, bloknot, rozet, magnet, pankart, çanta hazırlanmıştır.

Basketbol ve futbol maçlarında «Kadına Şiddete Karşı Buradayım De» yazılı pankartlar kullanılmıştır.

Televizyon spor programlarında kampanya logosu ekranlarda yer almıştır.

Ankara AÇSHB İl Müdürlüğü binası, Çanakkale’de Truva Atı, İzmir’de tarihi saat kulesi ile TOBB binası, Ankara Büyükşehir Belediye Binası turuncu aydınlatılarak BM «Dünyayı Turuncuya Boya»ya destek sağlanmıştır.Ankara’da açık hava reklam alanlarında spot film gösterilmiştir.

Bakanlığımız başta olmak üzere diğer Bakanlıklar web sayfalarında ileti mesajı olarak kampanya logosunu ve spot filmi göstererek destek sağlamışlardır.

İletişim stratejisi kapsamında farklı hedef gruplara yönelik farkındalık çalışmalarına devam edilmektedir. Bu bağlamda görünürlük toplantıları düzenlenmektedir.

Antalya, Konya ve Trabzon’da olmak üzere, yerel ve ulusal basın temsilcileri ile ‘Yerel Medya Çalışması’ gerçekleştirilmiş olup 105 Medya mensubu katılım sağlamıştır.

Antalya, Ankara, Trabzon ve İstanbul’da gerçekleştirilen Aile Hekimleri toplantılarına toplam 280 Aile Hekimi katılım sağlamıştır.

Trabzon, Gaziantep, Antalya ve Samsun’da Kamu Üst Düzey Temsilcilerine yönelik İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Kanun ile uygulamalarına ilişkin bilgi paylaşımında bulunulmuştur. Toplamda 204 kişi katılım sağlamıştır.

Samsun’da kız öğrenci yurdu personeli ve öğrencilerine yönelik toplumsal cinsiyet ve kadına yönelik şiddet konusunda toplantı gerçekleştirilmiş olup 172 kişi katılmıştır.

Ankara’da hanımlar lokali personeline yönelik toplumsal cinsiyet ve kadına yönelik şiddet konusunda 3 adet toplantı gerçekleştirilmiş olup, 290 kişi katılım sağlamıştır.

9-10-11 Ağustos 2016 tarihlerinde Ankara’da Yenimahalle, Altındağ, Çankaya ve Mamak ilçelerinde görev yapan muhtarlara yönelik erken yaşta evlilikler, kadına yönelik şiddet, şiddet türleri ile şiddetle mücadelede başvuru yapılabilecek kurum ve kuruluşlar başlıklarında 3 adet toplantı gerçekleştirilmiş olup, 107 muhtar katılım sağlamıştır.

Ulusal ve uluslararası çalışma ziyaretlerine ilişkin;

24-25 Ağustos 2015 tarihinde Denizli’ye, 7-8 Eylül 2015 tarihinde Samsun’a ulusal çalışma ziyareti faaliyeti kapsamında ziyaretler gerçekleştirilmiştir.

 3-6 Kasım 2015 tarihlerinde Hollanda’nın Lahey kentinde düzenlenen 3.Dünya Kadın Konukevleri Konferansı’na Bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatından 13 kişi ile katılım sağlanmıştır.

31 Mayıs-3 Haziran 2016 tarihleri arasında Bakanlık merkez ve taşra teşkilatından 20 kişilik bir heyet ile İspanya’ya çalışma ziyareti gerçekleştirilmiştir. Kadına yönelik şiddete ilişkin hem merkezi düzeydeki politikaların, hem de yereldeki uygulamaların görülmesi açısından Madrid ve Madrid çevresi Çalışma ziyareti ile başta sığınma evi öncesi ve sonrası hizmetler olmak üzere İspanya’da koruyucu hizmetlerin kadınlara nasıl sunulduğu konusunda gözlemde bulunma ve bu konuda fikir sahibi olunması amaçlanmıştır.

Hibe Bileşeni kapsamında;

Yerel ve ulusal düzeyde sivil toplum kuruluşlarının kadına karşı şiddete yönelik kapasitelerinin güçlendirilmesi için 11 ilde 19 projeye hibe verilmiş olup, Projeler Şubat 2016 itibariyle tamamlanmıştır. Projeler genel olarak kadına karşı şiddetin önlenmesi, kadınların güçlendirilmesi ve haklarının korunması, kadın-erkek eşitliğinin geliştirilmesi gibi konularda hazırlanmıştır. Hibe Faydalanıcılarına yönelik olarak; Hibe Uygulama Eğitimi, İletişim Stratejisi Eğitimi ve Ara Rapor ve Final Raporu Hazırlama Eğitimi gerçekleştirilmiştir.

Konuyla ilgili detaylı bilgilere aşağıda yer alan linkten ulaşılması mümkündür.

www.siddetlemucadele.net

 

 

2010 IPA- I Şiddete Maruz Kalan Kadınların Güçlendirilmesi: Elektronik Takip Ve Mal Alımı Projesi

Projenin Amacı: Şiddet mağduru ve risk altında olan kadınların etkin bir şekilde korunması amacıyla kadın konukevlerinin hizmet sunum kapasitesinin arttırılması ve elektronik destek sistemleri kullanılarak şiddet mağdurlarının daha etkin şekilde korunmasıdır. Proje, “teknik destek” ve “mal alımı” olmak üzere 2 temel bileşenden oluşmaktadır. 

Proje Süresi: 12 ay

Toplam Proje Bütçesi: 2.905.882 (2.480.000 Euro AB Katkısı+425.882 Euro Ulusal Katkı )

Projenin teknik destek bileşeni kapsamında “Elektronik Destek Sistemi Pilot Uygulaması” değerlendirilmiş, Avrupa Birliği ülkeleri ve diğer ülkelerdeki iyi uygulama örnekleri incelenmiş ve “ülke modeli” oluşturulmuştur.

Projenin mal alımı bileşeni kapsamında 77 ilde şiddet mağdurlarının ve beraberindeki çocukların korunmalarının ve ihtiyaç duydukları hizmetlere hızlı bir şekilde erişimlerinin sağlanması için 135 adet (14+1) araç alımı gerçekleştirilmiştir.

SORU: Medya’da Kadın Temsili konusunda yürüttüğünüz bir projeniz var mı?

CEVAP: Medyada kadınların temsil ediliş biçiminin kadınlar ve toplumun sosyal ve kültürel yapısı üzerindeki etkilerini ortaya koymak amacıyla 2017 yılında Medyada Kadın Temsili Projesi yürütülmüştür. 

Proje ile; 

A) Medyada Kadın Temsili Araştırması 

1. Gündüz Kuşağı “Kadın Programlarında” 

2. Yerli Televizyon Dizilerinde,

3. Reklamlarda (Televizyon ve İnternet Haber Sitesi Reklamları) 

4. Gazete ve Televizyon Haberlerinde,

5. İnternet Haber Sitelerinde  ; kadının hangi rollerle, hangi kalıp yargılarla, nasıl yer aldığının tespiti yapılmıştır.

B) Medya Profesyonellerinin Medyada Kadın Temsili Algısı Araştırması

C) Medyada Kadın Temsiline İlişkin Toplumun Genel Algısı Araştırması yapılmış ve medyanın kadınlara yönelik ayrımcılığın, kadın erkek eşitsizliğinin yeniden üretimindeki rolü irdelenmiştir. Medyada kadın temsiline ilişkin mevcut durum, medyada yer alan yayınlar incelenerek ve medya yöneticileri, medya profesyonelleri,  toplumun görüşleri alınarak çok yönlü biçimde ortaya koyulmuştur. Elde edilen bulgular önümüzdeki dönemlerde yapılacak medya yöneticileri, medya profesyonelleri, üniversitelerin iletişim fakültesi öğrencileri ve toplumun/kamuoyunun bilinç ve farkındalığının arttırılmasına dönük çalışmalarda girdi oluşturacaktır.

Proje sonucunda Ana Rapor (Türkçe ve İngilizce), Özet Rapor (Türkçe ve İngilizce), Rehber, Broşür ve iki ayrı Flyer hazırlanmıştır. Proje hem kadınların güçlendirilmesi bağlamında geliştirilecek politikalara temel oluşturacak; hem de kadın ve medya konusunda geleceğe yönelik önemli bir kaynak teşkil edecektir.


7- KADININ EKONOMİK STATÜSÜ

SORU: Kadın işçilerin ve memurların doğum izni ne kadardır?

CEVAP: Kadın işçilerin doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı haftalık süre için çalıştırılmamaları esastır (4857 sayılı Kanun, Madde 74).

Çoğul gebelik halinde doğumdan önce çalıştırılmayacak sekiz haftalık süreye iki hafta süre eklenir. Ancak, sağlık durumu uygun olduğu takdirde, doktorun onayı ile kadın işçi isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar işyerinde çalışabilir.

Bu durumda, kadın işçinin çalıştığı süreler doğum sonrası sürelere eklenir Kadın memura; doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam on altı hafta süreyle analık izni verilir (657 sayılı Kanun, Madde 104). Çoğul gebelik durumunda, doğum öncesi sekiz haftalık analık izni süresine iki hafta eklenir.

Ancak beklenen doğum tarihinden sekiz hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memur, isteği hâlinde doğumdan önceki üç haftaya kadar kurumunda çalışabilir.

Bu durumda, doğum öncesinde bu rapora dayanarak fiilen çalıştığı süreler doğum sonrası analık izni süresine eklenir. Doğumun erken gerçekleşmesi sebebiyle, doğum öncesi analık izninin kullanılamayan bölümü de doğum sonrası analık izni süresine ilave edilir. Doğumda veya doğum sonrasında analık izni kullanılırken annenin ölümü hâlinde, isteği üzerine memur olan babaya anne için öngörülen süre kadar izin verilir.

 

SORU: Kadın işçi ve memur doğum sonrası ücretsiz izin alabilir mi?

CEVAP: Kadın işçi doğum sonrası ücretsiz izin alabilir. İsteği halinde kadın işçiye, toplam 16 haftalık (çoğul gebeliklerde 18 haftalık) doğum izninin dışında 6 aya kadar ücretsiz izin verilir (4857 sayılı Kanun, Madde 74). Doğum yapan memura, 16 ile 18 haftalık doğum izinden sonra analık izni süresinin bitiminden; eşi doğum yapan memura ise, doğum tarihinden itibaren istekleri üzerine 24 aya kadar ücretsiz izin verilir (657 sayılı Kanun, Madde 108).

SORU: Kadın işçi ve memurun emzirme izni ne kadardır?

CEVAP: Kadın işçiye bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde 1,5 saat emzirme izni verilir (4857 sayılı Kanun, Madde 74). Kadın memura, çocuğunu emzirmesi için doğum sonrası analık izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk altı ayda günde 3 saat, ikinci altı ayda günde 1,5 saat süt izni verilir (657 sayılı Kanun, Madde 104).

SORU: Eşinin doğum yapması nedeni ile işçiye ve memura kaç gün izin verilmektedir?

CEVAP: 4857 sayılı İş Kanuna tabi olarak çalışanlara eşinin doğum yapması nedeni ile 5 gün (4857 sayılı Kanun, Ek Madde 2), memura ise eşinin doğum yapması hâlinde, isteği üzerine 10 gün babalık izni verilir (657 sayılı Kanun, Madde 104).

SORU: Çocuğumun kreşe gitmesi için alabileceğim maddi destek miktarı nedir?

CEVAP: Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çocuğunu kreşe gönderen kişilere verilen herhangi bir maddi kreş yardımı bulunmamaktadır.

SORU: Maddi durumum uygun değil çocuğumu kreşe göndermek istiyorum, ücretsiz olarak kreşe gönderebilir miyim?

CEVAP: "Özel Kreş ve Gündüz Bakımevleri ve Özel Çocuk Kulüpleri Kuruluş ve İşleyiş Esasları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde açılış iznini Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan almış olan kreşlerden, bahsi geçen Yönetmeliğin ilgili hükmünce, şartlarınızın uygun olması halinde, ücretsiz olarak yararlanılabilmektedir. Bu hizmetten yararlanabilmek için yaşadığınız ilde bulunan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne başvurabilirsiniz.

SORU: İş arıyorum, nerelere başvurabilirim?

CEVAP: İlinizde bulunan Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne başvuruda bulunabilirsiniz.

SORU: Kendi işimi kurmak istiyorum. Paraya ihtiyacım var ne yapabilirim?

CEVAP: KOSGEB’den girişimcilik eğitimi aldınız ve iş kurmak istiyorsunuz ya da girişimciyseniz ve işinizi geliştirmek istiyorsanız, KOSGEB’in girişimcilik destek programlarından yararlanabilirsiniz.

Bu kapsamda, ilinizde bulunan Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Hizmet Müdürlüklerine başvurabilirsiniz. Söz konusu destek programları hakkında bilgiye, www.kosgeb.gov.tr adresinden, (0312) 595 28 00 no’lu telefondan ya da 441 1 567 no’lu çağrı merkezinden ulaşabilirsiniz.

Ayrıca, gelir getirici proje desteklerinden yararlanmak için bulunduğunuz il veya ilçedeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına, proje desteklerinden yararlanmak için bölgenizdeki Kalkınma Ajanslarına, Mikro kredi ile ilgili olarak -İl Özel İdareleri ve ilgili vakıflara, Tarımsal alandaki projeleriniz için Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’na (TKDK) başvurabilirsiniz.

SORU: Kooperatif kurmak istiyorum nereye başvurabilirim?

CEVAP: Kırsal alanda faaliyet gösterecek kooperatifler için bulunduğunuz ildeki Tarım İl Müdürlüklerine, diğer kooperatifler için ise  Ticaret Bakanlığı İl Müdürlüklerine başvurabilirsiniz.

SORU: İş yaşamında karşılaştığım sorunlarla ilgili nerelere şikayet ve başvuruda bulunabilirim?

CEVAP: Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi “ALO 170” 7 gün 24 saat boyunca çalışma hayatı ve sosyal güvenlik hakkında her türlü soru, öneri, eleştiri, ihbar, şikayet, başvuru ve taleplerinizi etkin ve hızlı bir biçimde çözüme kavuşturabilmek amacıyla hizmet vermektedir.

Ayrıca,  gerekli şartları sağlamanız halinde Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmanız da mümkündür.. Ayrıntılı bilgiye, www.ombusman.gov.tr adresinden ve (0312) 465 22 00 nolu telefondan ulaşabilirsiniz.

SORU: Kadın çalışanların doğuma bağlı ücretli yarı zamanlı çalışma hakları bulunmakta mıdır?

CEVAP: 10 Şubat 2016 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6663 sayılı Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan düzenlemede; kadın çalışanların özlük haklarına ilişkin olarak analık izninin bitiminden itibaren çocuğun hayatta kalması kaydıyla, anneye birinci çocuk için 2 ay, ikinci çocuk için 4 ay, üçüncü çocuk ve diğerleri için 6 aya kadar ücretli yarı zamanlı çalışma imkânı getirilmiştir.

SORU: Çalışan ebeveynler kısmi süreli çalışabilmekte midir?

CEVAP: 10 Şubat 2016 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6663 sayılı Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan düzenlemede; çocuk mecburi ilköğretim çağına gelinceye kadar memur ve işçi ebeveynlere her bir çocuk için kısmi süreli çalışma hakkı getirilmiştir. Kamu ve özel sektörde iş ve insan kaynağı planlaması açısından ebeveynlerden biri her bir çocuk için bu haktan bir kez yararlanabileceklerdir.

8- KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE ARAŞTIRMALARI

SORU: Kadına yönelik şiddetle mücadelede izlenecek politikaların belirlenmesi amacıyla araştırma yaptınız mı? Yapıldı ise kısaca bilgi verir misiniz?

CEVAP: Ülkemizde kadına yönelik şiddetle ilgili veri toplamak ve kadına yönelik şiddetle mücadele etmek için oluşturulacak politikaların ve programların daha etkili olmasına imkân sağlamak amacıyla, 2008 yılında “Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması” gerçekleştirilmiştir. Araştırma ile kadına yönelik aile içi şiddetin yaygınlığı ve türleri, nedenleri ve sonuçları hakkında ayrıntılı bilgi elde edilmiştir. Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması; kadına karşı şiddetle ilgili ulusal düzeyde veri geliştirmek, sorun alanlarını tespit ederek kapsayıcı politikalar oluşturmak ve mevcut politikalar ve mevzuatın uygulamasını gözden geçirmek amacıyla 2014 yılında güncellenmiştir.

Söz konusu araştırma sonuçları şiddetle ilgili sosyal politikaların bütüncül ve kararlı şekilde yürütülmesi ve yeni politikalara kaynak oluşturması açsından büyük önem arz etmektir. Söz konusu araştırmalar TÜİK resmi istatistik verisi olarak kabul edilmektedir. Bakanlığımızın ana yararlanıcısı olduğu Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü işbirliği ile gerçekleştirilen Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırmasının 2008 ve 2014 yılı sonuçlarına (https://ksgm.aile.gov.tr/kadina-yonelik-aile-ici-siddet-arastirmasi) internet adresinden ulaşılabilmektedir.

SORU: Türkiye’de ve dünyada kadına yönelik şiddete ilişkin veriler nelerdir?

CEVAP: Kadına yönelik şiddet yalnızca ülkemizde değil tüm dünyada ciddi bir toplumsal sorun olarak varlığını sürdürmektedir. BM verilerine göre, dünya genelinde hayatında en az bir kez eşi veya yakın ilişki içinde bulunduğu kişi tarafından şiddete maruz kalan kadınların oranı yüzde 59’a kadar çıkabilmektedir. 2014 yılında 28 AB ülkesinde 42.000 kadınla yapılan araştırma;

·         Her üç kadından birinin 15 yaşından itibaren fiziksel veya cinsel şiddete maruz kaldığını,

·         Kadınların yaygın biçimde istismara uğradığını ancak bunların çok azının kayıtlara geçtiğini, aile içi şiddet vakalarının sadece %14’ü ve diğer şiddet vakalarının sadece %13’ünün rapor edildiğini,

·         Şiddetin gerçekleştiği ilişkiyi bitiren kadınların hala risk altında olduğunu,

·         Her beş kadından ikisinin (%43) şimdiki veya eski eşi/hayat arkadaşından psikolojik şiddet gördüğünü,

·         Eşi veya hayat arkadaşının şiddetine maruz kalan kadınların %42’sinin hamile iken de şiddet gördüğünü göstermiştir.

·         Ülkemizde 2008 ve 2014 yılında gerçekleştirilen Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması sonuçlarına ilişkin bazı  veriler:

·         2014 araştırmasında ülke genelinde yaşamının herhangi bir döneminde eşi veya eski eşi tarafından fiziksel şiddete maruz bırakılan kadınların oranı %36’dır. (son on iki ayda %8). Bu oranın 2008 araştırmasın %39 olduğu görülmektedir. Geçen süre içerisinde %3’lük bir düşüş yaşanmıştır.

·         Hayatının herhangi bir döneminde duygusal şiddet yaşayan kadınların oranı %44’tür. Söz konusu oran 2014 ve 2008 araştırmalarında aynı kalmış olup duygusal şiddet oranın değişmediği görülmüştür.

·         2014 araştırmasında yaşamının herhangi bir döneminde cinsel şiddete maruz kalan kadınların oranı %12’dir. (son on iki ayda %5). 2008 araştırmasında ise bu oran %15 olarak görülmektedir. Geçen yıllar içerisinde cinsel şiddet oranında da %3’lük bir düşüş gerçekleşmiştir.

·         2014 araştırmasında yaşamın herhangi bir döneminde fiziksel veya cinsel şiddetin birlikte yaşanma oranı % 38’dir. 2008 araştırmasında ise bu oran %41,9’dur. Fiziksel ve cinsel şiddetin birlikte yaşanma oranı da yaklaşık %4’lük bir düşüş yaşanmıştır.

·         2014 araştırmasında yaşadıkları şiddeti kimseye anlatamayan kadınların oranı %44’tür. 2008 araştırmasında ise bu oran %48,5’dir. Geçen süre içerisinde yaklaşık %5’lik bir düşüş yaşanmıştır.

 

SORU: Kadına Yönelik şiddetle mücadelede teknik yöntemlerle takip sistemleri (elektronik kelepçe) kullanılmakta mıdır? Ve yasal altyapısı nedir?

CEVAP: Kadına yönelik şiddetle mücadelede teknik araç ve yöntemlerin kullanılabileceğine ilişkin hüküm 6284 sayılı Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunda yer almakta olup bu kapsamda Bakanlığımız, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı işbirliğinde Kadına Yönelik Teknik Yöntemlerle Takip Sistemlerinin Kullanılmasına Yönelik Pilot Uygulama İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Gaziantep illeri olmak üzere toplam 6 ilde uygulanmaktadır. Pilot uygulamanın ülke geneline yaygınlaştırılması ve ikincil mevzuatının hazırlanmasına ilişkin çalışmalar devam etmektedir.

9- ÜLKEMİZDE KADININ DURUMUNA İLİŞKİN İSTATİSTİKİ VERİLER

SORU: Toplumsal alanda (çalışma hayatına katılım, eğitim, sağlık, karar alma mekanizmalarına katılım vb.) kadının güçlenmesine ilişkin istatistiki veriler nelerdir?

CEVAP: A) EĞİTİM

Okuma-Yazma Durumu ve Cinsiyete Göre Nüfus (6+ Yaş) 2017 Türkiye

Okuma-Yazma Durumu

Toplam

Kadın

Erkek

Okuma-Yazma Bilmeyen

2.336.847

 

 

1.977.313

 

 

359.534

Okuma-Yazma Bilen

 

69.278.753

 

33.786.899

 

35.491.854

Bilinmeyen

 

572.521

 

 

291.936

 

 

280.585

Toplam

 

72.188.121

 

 

36.056.148

 

 

36.131.973

Kaynak: TÜİK Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı 2017 Sonuçları
* Yabancılar kapsama alınmamıştır.

Eğitim Kademelerine Göre Net Okullaşma Oranları (2017-2018)

Eğitim Kademesi

Toplam

Erkek

Kadın

Okul Öncesi

3-5 Yaş

38,5

38,8

38,1

4-5 Yaş

50,4

50,8

49,9

5 Yaş

66,8

67,9

65,7

İlkokul

91,5

91,4

91,6

Ortaokul

94,4

94,2

94,6

Ortaöğretim

83,5

83,7

83,3

Yükseköğretim

45,6

43,9

47,3

MEB Örgün Eğitim İstatistikleri 2017-2018 verileri

Cinsiyet Oranları (2017-2018)

Eğitim Kademesi

Cinsiyet Oranı*

İlkokul

99,84

Ortaokul

101,76

Ortaöğretim

93,25

Yükseköğretim

93,28

MEB Örgün Eğitim İstatistikleri 2017-2018 verileri

* Cinsiyet Oranı: Belirli bir öğretim yılında ilgili öğretim türünün kız çocuk brüt okullaşma oranının, aynı öğretim yılında ilgili öğretim türünün erkek çocuk brüt okullaşma oranına olan göreli büyüklüğünü göstermektedir. İki farklı göstergenin (brüt okullaşma oranlarının) birbirine oranlanmasıyla yapılan hesaplamanın 100 ile çarpılmasıdır.

B) SAĞLIK

Doğuştan Beklenen Yaşam Süresi

Yıl

Erkek

Kadın

2013-2014

75,3

80,7

2015-2017

75,3

80,8

Kaynak: TÜİK İllere ve cinsiyete göre doğuşta beklenen yaşam süreleri                                              

 

Doğurganlık Hızı

Yıl

 

Toplam Doğurganlık Hızı (Çocuk Sayısı)

2013

2,11

2014

2,18

2015

2,15

2016

2,11

2017

2,07

Kaynak: TÜİK Temel doğurganlık göstergeleri, 2001-2017

 

Anne Ölümleri

Yıl

Anne Ölümleri (Yüz Bin Canlı Doğumda)

2013

15,9

2014

15,2

2015

13,7

2016

14,7

Kaynak: Sağlık Bakanlığı, 2016   

 

 

Bebek Ölümleri

Yıl

Bebek Ölüm Hızı (Her Bin Doğum İçin)

2008

17

2013

13

2015

7,6

2016

9,7

Kaynak: Sağlık Bakanlığı, 2016   

 

Doğumun Sağlık Kuruluşunda Gerçekleşmesi

Yıl

Doğumun Sağlık Kuruluşunda Gerçekleşme Oranları (%)

2008

90

2013

97,2

2014

98

2016

98

Kaynak: Sağlık Bakanlığı, 2016   

 

 

 

D) SİYASET VE KARAR ALMA MEKANİZMALARINA KATILIM

Türkiye’de Kadın Milletvekili Oranları

Seçim Yılı

Parlamentodaki Milletvekili Sayısı

Kadın Milletvekili Sayısı

Toplam İçindeki Pay (%)

1999

550

22

4.0

2002

550

24

4.4

2007

550

50

9.1

2011

550

79

14.4

2015(Haziran)

550

98

17.8

2015(Kasım)

550

81

14,73

2018

600

104

17,3

Kaynak: TBMM Milletvekillerinin Cinsiyete Göre Dağılımı

 

 

 

 

 

 

Kadınların Yerel Yönetimlerdeki Temsil

 

29 Mart 2009 Yerel Seçimleri

30 Mart 2014 Yerel Seçimleri

Toplam

Kadın

Kadın Oranı (%)

Toplam

Kadın

Kadın Oranı (%)

Büyükşehir Belediye Başkanı Sayısı

16

0

0

30

3

10

Belediye Başkanı Sayısı

2.931

26

0,9

1.381

40

2,8

Belediye Meclis Üye Sayısı

31.790

1.340

4,5

20.498

2.198

10,7

İl Genel Meclis Üye Sayısı

3.379

110

3,5

1.251

60

4,8

Toplam

38.116

1.476

4,2

23.130

2.298

9,9

 

Kaynak: İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü, Yüksek Seçim Kurulu / Aralık 2017               

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İstihdam Türüne Göre Kamu Personelinin Cinsiyet Dağılımları

İstihdam Şekli

Kadın Sayısı

Kadın %

Erkek

Erkek %

Toplam

Memurlar

990.431

40,76

1.439.670

59,24

2.430.101

Hakim ve Savcılık

5.463

31,28

12.004

68,72

17.467

Öğretim Elemanları

56.137

42,80

75.034

57,20

131.171

Sözleşmeli Personel

83.833

39,32

129.392

60,68

213.225

Geçici Personel

3.527

17,78

16.311

82,22

19.838

Sürekli İşçi

18.321

8,05

209.208

91,95

227.529

Sürekli İşçi Kapsam Dışı

804

24,63

2.460

75,37

3.264

Geçici İşçi

3.076

12,56

21.406

87,44

24.482

Özel Hükümlere Tabii Personel

26.790

43,05

35.437

56,95

62.227

TOPLAM

1.188.382

37,98

1.940.922

62,02

3.129.304

Kaynak: Devlet Personel Başkanlığı Mart, 2018