Birleşmiş Milletler

Birleşmiş Milletler II. Dünya Savaşının ardından XX. yüzyılın ilk yarısında yaşanan ve insanlığa büyük acılar getiren savaşların ve barışa karşı tehditlerin tekrarını önlemek ve uluslararası barış ve güvenliği korumak amacıyla kurulmuştur.
 
Birleşmiş Milletler Yasası, 26 Haziran 1945 yılında aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 50 ülke tarafından imzalanmış ve bu ülkeler kurucu üye olmuşlardır. BM Yasasında öngörüldüğü üzere, BM Güvenlik Konseyinin beş daimi üyesi de dahil BM'nin diğer üye devletlerinin çoğunluğunun BM kurucu belgesinin onay işlemlerini tamamlamasıyla 24 Ekim 1945 tarihinde resmen kurulmuştur.
 
2010 yılı Kasım ayı itibariyle üye devlet sayısı 192'dir.
 
Evrensel niteliği ile uluslararası toplumun ortak iradesini en geniş şekilde ortaya koyabileceği tek kuruluş olan ve sosyal kalkınma, kadının rolü, sürdürülebilir kalkınma, çevre, gıda, sağlık, doğal kaynaklar gibi meselelere çözüm üretmek için çaba gösteren Birleşmiş Milletlerin çatışmaların önlenmesi, yoksullukla mücadele, ekonomik ve sosyal eşitsizliklerin giderilmesi, refahın arttırılması ve yaygınlaştırılması amacıyla yürüttüğü faaliyetlerin sonuna kadar desteklenmesi, büyük-küçük bütün üye ülkelerin Birleşmiş Milletler Yasasının öngördüğü ilke ve yöntemleri tümüyle ve samimi olarak benimsemeleri, Birleşmiş Milletler kararlarına tam olarak uymaları insanlığın geleceği açısından hepimize düşen bir yükümlülük ve zorunluluktur.
 
Birleşmiş Milletler (BM) Teşkilatı, kuruluşundan itibaren kadın konusu ile de yakından ilgilenmiştir. 1945 yılında kabul edilen ilk uluslararası yasal doküman olan "İnsan Hakları Bildirgesi" kadın-erkek eşitliği prensibinin uluslararası planda kabulünün BM tarafından ilanı anlamını taşımaktadır. 1946 yılında BM içinde Kadının Statüsü Komisyonu kurulması ve bugüne kadar BM tarafından dört defa Dünya Kadın Konferansı düzenlenmesi de bu ilginin göstergesidir.
 
1975 yılı Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Kadın yılı olarak belirlenmiştir. Aynı yıl ilk Birleşmiş Milletler Dünya Kadın Konferansı Mexico City’de gerçekleştirilmiş olup, Konferansta toplumsal cinsiyet eşitliğinin tam olarak sağlanması ve ayrımcılığın önlenmesi, kadının kalkınmaya katılımı ve entegrasyonu, dünya barışının sağlamlaştırılmasına kadınların katkısının artırılması konuları üzerinde durulmuştur.
 
1976-1985 yılları arası “Kadın On yılı” olarak ilan edilmiş olup, 1980 yılında Kopenhag’da düzenlenen II. Dünya Kadın Konferansı ilk beş yılda kaydedilen aşamayı değerlendirmek amacını taşımıştır.
15-26 Temmuz 1985 tarihlerinde Nairobi’de Kadın İçin Eşitlik, Kalkınma ve Barış konularında Birleşmiş Milletler Kadın On Yılının Başarılarının Gözden Geçirilmesi ve Değerlendirilmesi Dünya Konferansı gerçekleştirilmiş ve 157 ülkenin resmen temsil edildiği, pek çok hükümetler arası organizasyon ve kuruluşun katıldığı Konferansta “Kadının İlerlemesi İçin Nairobi İleriye Dönük Stratejileri” kabul edilmiştir.
 
Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konsey’in kararıyla bir taahhütler konferansı olarak planlanan IV. Dünya Kadın Konferansı 4-15 Eylül 1995 tarihleri arasında Çin/Pekin’de gerçekleştirilmiştir. 189 ülke temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen Konferansın sonucunda Pekin Deklarasyonu ve Eylem Platformu isimli iki belge kabul edilmiştir. Konferansa geniş bir heyetle katılan Türkiye, her iki belgeyi de hiçbir çekince koymadan kabul etmiştir. Pekin Deklarasyonu, hükümetleri kadının güçlendirilmesi ve ilerlemesi, kadın-erkek eşitliğinin artırılması ve toplumsal cinsiyet perspektifinin politika ve programlara yerleştirilmesi konularında yükümlü kılmakta ve Eylem Platformunun hayata geçirilmesini öngörmektedir. Eylem Platformu ise kadının güçlendirilmesinin gündemi olarak tanımlanmaktadır. Kadının özel ve kamusal alana tam ve eşit katılımı önündeki engellerin kadınların ekonomik, sosyal, kültürel ve politik karar alma pozisyonlarında ve mekanizmalarında yer almaları yoluyla ortadan kaldırılabileceğini ifade etmektedir.
 
Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW)
 
1975 yılında Mexico-City'de gerçekleştirilen BM Birinci Dünya Kadın Konferansı ile ivme kazanan, kadının statüsünün yükseltilmesine yönelik uluslararası çabaların sonucu olarak, BM Genel Kurulu tarafından 1979 yılında kabul edilen Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) 1 Mart 1980 tarihinde BM üyesi ülkelerin imzasına açılmıştır. Sözleşme, 1981 yılında 20 ülkenin onayını takiben yürürlüğe girmiştir. Türkiye anılan Sözleşme'yi 1985 yılında imzalamış ve CEDAW Sözleşmesi ülkemiz açısından 19 Ocak 1986'da yürürlüğe girmiştir. Arasında Türkiye'nin de bulunduğu sözleşmeye taraf ülke sayısı 2010 yılı Kasım ayı itibariyle 186’dır.
 
CEDAW Sözleşmesinin temel hedefi, toplumsal yaşamın her alanında kadın-erkek eşitliğini sağlamak amacıyla, kalıplaşmış kadın-erkek rollerine dayalı önyargıların yanı sıra geleneksel ve benzer tüm ayrımcılık içeren uygulamaların ortadan kaldırılmasını sağlamaktır. Sözleşme kadınlara karşı ayrımcılığı önlemek için var olan tek yasal ve bağlayıcı dokümandır.
 
Türkiye Türk Medeni Kanununun evlilik ve aile ilişkilerini düzenleyen kimi hükümlerinin Sözleşme ile çelişmesi nedeniyle bazı çekincelerle Sözleşmeye taraf olmuştur. Ancak kadın erkek eşitliğinin sağlanması doğrultusunda yürütülen yasal değişiklik çalışmaları ve olumlu gelişmeler doğrultusunda çekincelerin kaldırılması konusunda Dışişleri Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunulmuştur. Söz konusu çekincelerin kaldırılması Başbakanlık ve ilgili kurumlar tarafından da uygun görülmüş ve 20 Eylül 1999 tarihi itibariyle Sözleşmenin esas maddelerine ilişkin çekinceler kaldırılmıştır.
 
Ayrıca, Türk Vatandaşlık Kanununda yapılan değişiklikler nedeniyle Sözleşmenin 9 uncu maddesine yönelik beyan da 29 Ocak 2008 tarihi itibariyle kaldırılmıştır. Ancak Türkiye’nin, Sözleşmenin 29 uncu maddesine ilişkin beyanı varlığını sürdürmektedir.
 
CEDAW Sözleşmesi 18.maddesi uyarınca; taraf devletler, Sözleşmenin ülkelerinde yürürlüğe girmesini takip eden bir yıl içinde ilk raporlarını, daha sonrada her dört yılda bir dönemsel ülke raporlarını CEDAW Komitesine sunmak zorundadırlar. Komite, Sözleşmenin 17.maddesi uyarınca kurulmuş olup, Sözleşme hükümlerinin uygulanmasını denetlemekle görevlendirilmiş olan organdır. Komite, kadınların ilerlemesi ve ayrımcılığın ortadan kaldırılması konusunda ülkelerin sağladıkları ilerleme ve karşılaşılan engelleri içeren ülke raporlarını görüşmekte ve çeşitli sorular yönelterek ülkenin kadın hakları konusunda ulaşmış olduğu durumu analiz etmekte ve tavsiyelerde bulunmaktadır.
 
Söz konusu zorunluluk kapsamında Türkiye Komiteye,
 
İlk Raporunu 29 Ocak 1990 tarihinde,
İkinci ve Üçüncü Birleştirilmiş Dönemsel Ülke Raporunu 17 Ocak 1997 tarihinde,
Dördüncü ve Beşinci Birleştirilmiş Dönemsel Ülke Raporunu 20 Ocak 2005 tarihinde Komite’ye sunmuş ve savunmuştur.
Türkiye’nin 6. Dönemsel Ülke Raporu ise 2008 yılı sonunda Komite’ye sunulmuş olup, 21 Temmuz 2010 tarihinde Komite önünde savunulmuştur.
 
Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi (CEDAW)
 
Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi (CEDAW), 1982 yılında bir uzmanlık komitesi olarak kurulmuştur ve dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen kadın konusunda uzman 23 kişiden oluşmaktadır.
 
Komite, Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesine taraf olan ülkelerdeki kadınlara ilişkin var olan durumu ve gerçekleştirdikleri gelişmeleri izlemektedir. Taraf ülkeler, Sözleşmeyi onaylama ve kabul etmelerinin ardından ülkelerinde kadınlara karşı ayrımcılığın ortadan kaldırılmasının önündeki engelleri ve sorunları belirlemekte, Komite, bu engellere ilişkin alınan ulusal önlemleri ve uygulamaları gözden geçirmekte ve gelişmeleri izlemektedir.
 
Taraf devletler tarafından hazırlanan ulusal raporları gözden geçiren Komitede ayrıca, kadının statüsünü geliştirmeye yönelik olarak alınan ulusal tedbirleri ve eylemleri kapsayan raporlar hükümet temsilcileri tarafından sözlü olarak yapılmaktadır. Bu sunumun ardından Komitenin uzmanları ulusal rapora dönük yorumlarda bulunarak ek bilgiler talep etmektedirler. Bu prosedür çeşitli ülkelerdeki anti-ayrımcılık politikalarını analiz etmeye ve bilgi alışverişine olanak sağlamaktadır.
 
Komite aynı zamanda üye ülkelerin daha fazla çaba sarf etmeleri gerektiğine inandığı konularda o ülkeye önerilerde bulunmaktadır. Örneğin Komite, 1989 yılında gerçekleştirilen toplantıda bütün ülkelerden kadına karşı şiddet konusunda bilgi istemiş, 1992 yılında ise Genel Öneri 19’u kabul etmiştir. Genel Öneri 19 ile ulusal raporlarda kadına karşı şiddet konusunda istatistiksel veriler bulunmasını, şiddet kurbanlarına yönelik sunulan hizmetler, cinsel şiddet, aile ve işyerinde cinsel taciz gibi kadınların her gün yaşadıkları şiddetten korumak için alınan yasal ve diğer önlemler hakkında bilgi verilmesi talep edilmektedir.
 
CEDAW Komitesin 23 üyesi, üye ülkeler tarafından Sözleşmede yer alan alanlarda çalışan ve deneyimi olan adaylardan seçilmektedir. Bu seçim, çeşitli coğrafi bölgelerden eşit olarak yapılmaktadır. Komite yönetimi, başkan, 3 başkan yardımcısı ve bir raportörden oluşmaktadır. BM Sekretaryası ile çok yakın çalışan Başkan, tartışmalar, karar alma süreci, ülke sunumları, tavsiyeler dokümanların hazırlığı da dâhil olmak üzere tüm prosedürün sorumluluğunu taşımaktadır. Bunun yanı sıra ilgili tüm faaliyetlerde (uluslararası toplantılar, hükümetler arası toplantılar, Genel Kurula öneride bulunma) Komiteyi temsil etmektedir.
 
Türkiye’den Sayın Gül AYKOR 1993-1996 yılları arasında Komite’de uzmanlık yapmıştır. Sayın Prof. Dr. Ayşe Feride ACAR 1997-2004 yılları arasında Komite üyeliği, 2003-2004 yılları arasında da Komite’ye Başkanlık yapmıştır. Sayın ACAR, 2010 yılında yapılan seçimlerde tekrar üye olarak seçilmiş olup, 2011 yılından itibaren görevine başlayacaktır.
 
Birleşmiş Milletler CEDAW Sözleşmesi İhtiyari Protokolü
 
Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’ne (CEDAW) ilişkin olarak hazırlanan İhtiyari Protokol Birleşmiş Milletlerin 6 Ekim 1999 tarihli 54. Genel Kurulunda kabul edilmiş ve CEDAW Sözleşmesine imza koyan ülkelerin katılım ve onayına sunulmuştur. Kasım 2007 tarihi itibariyle 90 Devlet Protokolü onaylayarak taraf olmuştur.
 
Türkiye başından beri olumlu baktığı ve hazırlık çalışmalarında destekleyici rol oynadığı Protokolü 8 Eylül 2000 tarihinde imzalamış ve 30 Temmuz 2002 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde onaylanarak Protokole taraf olmuştur. Protokol ülkemizde 29 Ocak 2003 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.
 
İhtiyari Protokolü onaylayan ülkeler, Sözleşmenin uygulanmasını denetlemekle yükümlü CEDAW Komitesine Sözleşmenin tanıdığı hakların ihlali konusunda bireylerce veya gruplarca veya onların rızası ile onlar adına yapılan şikâyetleri kabul etme ve inceleme yetkisini tanımışlardır. CEDAW Komitesi inceleme sonucunda ihlal ile suçlanan ülkeyi, gerekli önlemleri almaya ve şikâyette bulunan birey veya grupların haklarına zarar vermekten imtina etmeye çağırabilmektedir. Protokol CEDAW kapsamındaki hakların ihlali halinde bildirim usulü ile; ağır veya sistematik ihlal hallerinde ise Komite tarafından soruşturma başlatılması usulünü öngörmektedir. İhtiyari Protokol taraf devletlere imza, katılım veya onay aşamasında soruşturma prosedürünü kabul etmeme hakkı tanımakta olup, 17 nci madde Protokol hükümlerine çekince konulamayacağını öngörmektedir.
 
Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konsey (EKOSOK)
 
Birleşmiş Milletler Yasası uyarınca, Birleşmiş Milletler Örgütünün tüm organları arasında ekonomik ve sosyal konularda gereken eşgüdümü sağlamak üzere kurulmuştur ve seçimle göreve gelen 54 üye ülkeden oluşmaktadır. Türkiye'nin de üye olduğu Ekonomik ve Sosyal Konsey (EKOSOK) küresel boyutta uluslararası ekonomik ve sosyal sorunların görüşülmesi için merkezi bir forum niteliğindedir. Bu alanlarda kararlar alıp, üye ülkelere tavsiyelerde bulunan EKOSOK İstatistik, Nüfus, Sosyal Kalkınma, Sürdürülebilir Kalkınma, İnsan Hakları, Kadının Statüsü, Uyuşturucu Maddeler, Enerji, Suçun Önlenmesi ve Ceza Adaleti, İnsan Yerleşimleri gibi Komisyon ve Komiteler halinde çalışmalarını sürdürmektedir.
 
Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü kuruluşundan bu yana EKOSOK'un kadınla ilgili olarak aldığı kararları izlemekte ve tavsiyelerini dikkate almaktadır.
 
Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu (KSK)
 
21 Haziran 1946 yılında 11(II) sayılı EKOSOK kararıyla, EKOSOK'un işlevsel Komisyonlarından biri olarak kurulmuştur. KSK'nın temel amacı, kadın-erkek eşitliği ilkesinin uygulanmasını sağlamaktır. Bu çerçevede KSK, Konseye siyasi, ekonomik, sosyal ve eğitime ilişkin alanlarda kadın haklarının geliştirilmesine yönelik ve kadın hakları alanında acil çözüm gerektiren sorunlar hakkında tavsiyelerde bulunmak ve bu konulara ilişkin rapor hazırlamakla görevlidir.
 
Birleşmiş Milletler sistemi içerisinde cinsiyet eşitliğini teşvik eden öncül kuruluş olan KSK 1995 yılında gerçekleştirilen Dördüncü Dünya Kadın Konferansının izlenmesi ve Eylem Platformunda yer alan uygulamaların gerçekleştirilmesini düzenli bir şekilde denetlemekle görevlidir.
 
Komisyon hükümetlerarası (intergovernmental) bir organ olup, dört yıllığına seçilen 45 üye ülkeden oluşmaktadır. Üye ülkeler bölge esasına göre olmak üzere, 13 üye Afrika ülkelerinden, 11 üye Asya ülkelerinden, 4 üye Doğu Avrupa ülkelerinden, 9 üye Latin Amerika, Karayipler ülkelerinden, 8 üye de Batı Avrupa ve diğer ülkelerden seçilmektedir. 1998-2002, 2002-2006 yılları arasında Komisyon’da üye olarak yer alan Türkiye, 2007 yılında da 4 yıllığına yeniden üye olarak seçilmiştir.
 
BM Kadının Statüsü Komisyonu her yıl Mart ayında 10 günlük bir süre için toplanmaktadır. Bu toplantılar sonucunda ortaya çıkan Sonuç Belgesi ile Komisyon, öncelikli konularını belirlemekte ve ilgili ortaklar için tavsiye kararları almaktadır. 1995 Dördüncü Dünya Konferansından bu yana Komisyon her yıl diğer gündem maddeleri yanında Pekin Eylem Platformu kritik alanlarını gözden geçirmektedir.
 
Kadının Statüsü Komisyonu:
2002 yılında, “Yoksulluğun ortadan kaldırılması ve küreselleşen dünyada kadınların hayatın tüm dönemlerinde güçlendirilmesi” ve “Çevre yönetimi ve doğal felaketlerle baş etme: toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifi”
2003 yılında, “Kadının yazılı ve görsel medyaya erişimi” ve “Kadının insan hakları”
2004 yılında, “Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında erkeklerin ve erkek çocuklarının Rolü” ve “Çatışmaların önlenmesinde kadınların rolü”
2005 yılında, “Pekin+5 ‘in gözden geçirilmesi” ve “Kadının güçlenmesi ve ilerlemesine yönelik ileriye yönelik stratejiler”
2006 yılında, “Kadının kalkınmaya katılımı (eğitim, sağlık ve istihdam)” ve “Karar alma mekanizmalarında kadın erkek eşitliği”
2007 yılında “Kız çocuklarına karşı her türlü ayrımcılığın ve şiddetin önlenmesi" ve "Sonuç belgesinin uygulanması sürecinin değerlendirilmesinde erkeklerin ve erkek çocuklarının cinsiyet eşitliğine ulaşmadaki rolü”
2008 yılında “Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Finansmanı ve Kadının Güçlendirilmesi" ve “Çatışmaların Önlenmesi, Yönetimi, Çözümlenmesi ve Çatışma Sonrası Barışın İnşası Süreçlerinde Kadınların Eşit Katılımı”
2009 yılında “HIV/AIDS kapsamında bakım verilmesi de dâhil olmak üzere sorumlulukların kadın ve erkek arasında eşit paylaşılması” ve "karar alma süreçlerinin tüm düzeylerine kadınların ve erkeklerin eşit katılımı"
2010 yılında, “Pekin Deklarasyonu ve Eylem Platformunun (1995) ve Genel Kurul’un 23 üncü Özel Oturumu Sonuçlarının Uygulanmasının Gözden Geçirilmesi”
temaları ile toplantılarını gerçekleştirmiştir.
2011 yılında düzenlenecek olan KSK Oturumunun ana teması, “Tam istihdam ve uygun işe eşit erişimleri de dahil, kadınların ve kız çocuklarının eğitim, öğretim, bilim ve teknolojiye erişimleri ve katılımları” olarak belirlenmiştir.
 
BM Kadın Birimi
 
2010 yılı Temmuz ayında, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, Birleşmiş Milletler Kadınların Güçlenmesi ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Birimini kurmuştur. Bu birimin oluşturulması, Birleşmiş Milletler içindeki reform çalışmalarının bir parçasını oluşturmaktadır. Amaç daha etkin sonuç alabilmek için Birleşmiş Milletler kaynaklarının yeniden tahsis edilmesi ve görevlerin yeniden tanımlanmasıdır. “BM Kadın Birimi”, BM’nin toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların güçlendirilmesi alanında faaliyet gösteren 4 organını birleştirmektedir. Bu organlar:
 
  • Kadınların İlerlemesi Birimi (DAW)
  • Kadınların İlerlemesi İçin Uluslar arası Araştırma ve Eğrim Enstitüsü (INSTRAW)
  • Toplumsal Cinsiyet İşleri ve Kadınların İlerlemesi Özel Danışmanı Ofisi (OSAGI)
  • Birleşmiş Milletler Kadınlar Kalkınma Fonu (UNIFEM)’dir.
 
BM Kadın Biriminin, Kadının Statüsü Komisyonu gibi hükümetlerarası organları, politikaların, küresel standartların ve normların oluşturulması sürecinde desteklemesi; üye ülkelerin bu standartları uygulamaları için gereksinim duydukları teknik ve finansal desteğin sağlaması, sivil toplum ile işbirliğinin tesis etmesi; BM’nin toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki taahhütlerinin yerine getirilmesi yolunda çalışmalarını sürdürmesi öngörülmektedir.
 
2011 Ocak ayında aktif hale gelecek olan BM Kadın Birimi, kadınlara ve kız çocuklarına karşı her tülü ayrımcılığın ortadan kaldırılması, kadınların güçlendirilmesi, kadın erkek eşitliğinin gerçekleştirilmesi konularında faaliyet gösterecektir.